|
FIKRALAR |
İÇKİ İSTEYEN LAZ
Temel otelin birinin odasında kara kara
düşünüyor.. 'Ulan' diyor, "Ben aşağıdan
içki isterken laz olduğum anlaşılır mı
acaba?" Geçiyor aynanın karşısına ve prova
yapıyor. "Bana bir fvisku.. yok böyle
anlarlar".. "Bana bir rakı, yok" diyor
"böyle de anlarlar". "Bana bir bira..
tamam" diyor "böyle iyi.. anlamazlar". Ve
aşağıya iniyor. Masaya dirseklerini
dayıyor ve sesleniyor: - "Barmen bana bir
bira". Barmen Temel'i biraz süzdükten
sonra soruyor: - "Birader sen laz mısın?"
Temel: "uuuy nasil anladın" diyor: -
"Burası resepsiyon bar karşıda.."
Karım nihayet beni
anladı
Temel barda arkadaşıyla içiyormuş. Temel
dertli dertli,
- Karim nihayet peni anladu...
Arkadaşı,
- Be adam bunun için içilir mi?
- Ama anlar anlamaz peni terk etti!
ŞOFÖRSÜZ GİDİYOR
Temel ile Dursun iki katlı otobüsle
seyahat ediyordu. Üst kattaki Temel bir
ara cep telefonunu çıkardı ve alt kattaki
Dursun'u aradı: - "Tursun, orada durum
nasıl?" - "Hüç... Bizim şoför uyumuş,
otobüs öylece gidiyor." Temel: - "O da bir
şey mi? Bizim katta hiç şoför yok. Otobüs
şoförsüz gidiyor."
3 KİŞİ
Temel Amerika'da trafik polisidir.
Bisikletle yol trafiğini ihlal eden bir
papazı durdurur: - "Dur, ceza yazacağım."
- "Ceza mı? Yazamazsın." - "Haçan nedenmiş
o?" Papaz gülerek cevap vermiş: - "Benim
sağ kolumda İsa, sol kolumda Meryem var."
Temel hemen atılarak: - "Uy da, yazacuğum.
Bisiklete üç kişi bineysun!.."
TRABZON'A GİDER
Temel uçakla Trabzon'a gidecekmiş. Oturmuş
bir yere rastgele. Asıl yer sahibi gelmiş:
- "Beyfendi burası benim yerim kalkar
mısınız?" - "Hayır." - "Beyfendi burası
benim yerim kalkın." - "Hayır." Yer sahibi
gider hostese başvurur. - "Beyfendi burası
sizin yeriniz değil, kalkar mısınız
lütfen?" - "Kalkmam." Hostes çare
bulamayınca kaptana başvurur. Kaptan,
Temel'in kulağına bir şey fısıldar ve
Temel kalkar, arka tarafa oturur. Herkes
hayret etmiş durumdadır, "biz bu kadar
uğraştık kalkmadı acaba kaptan nasıl
kaldırdı bunu" diye. Dayanamıyorlar,
Kaptan'a soruyorlar: - "Dedim ki burası
Trabzon'a gitmez.."
2 TÜP GEÇİT
İstanbul'a tüp geçit yapılması için ihale
açılmış.. Amerika, Japonya vs. hepsi
teklif vermiş, 10 milyar, 20 milyar
dolarlar... Bizim Temel'le Dursun ise 10
bin dolarlık bir teklif getirmişler..
Komisyon gitmiş Trabzon'a; Temel'le
Dursun'u görmeye.. Demişler ki, "ihaleyi
size vereceğiz, anlatın bakalım
projenizi?" Temel başlamış anlatmaya... -
"Ben gidicem Anadolu yakasına başlıycam
denizin altından kazmaya, İdris de gidecek
Avrupa yakasından kazacak. Denizin altında
ortada buluşucaz." Yetkililer sormuş: -
"Peki ya hiç buluşamazsanız ne olcak?"
İdris de bu sefer atılmış: - "O zaman bir
tüp geçit fiyatına iki tüp geçit yaptırmış
olacaksınız..."
GECEYİ BURADA GEÇİRECEĞİZ
İki Karadenizli uçağa binmiş. Uçak
havalandıktan sonra uçağın motorlarından
biri bozulmuş. Pilot anons etmiş: -
"Uçağımızın bir motoru bozulmuştur. Telaşa
gerek yoktur". Aradan çok geçmeden ikinci
motor da bozulmuş. Pilot anons etmiş: -
"Uçağın ikinci motoru da bozuldu....".
Temel Dursun'a dönmüş: - "Tursun desene
geceyi burda geçireceğiz."
YUNUS BALIĞI
Temel ölmüş. Öteki dünyada görevliler
listeye bakmış ve Temel'e: - "Ya, senin
adın listede yok sen bugün ölmeyecektin
yanlışlıkla ölmüşsün. Seni tekrar dünyaya
göndereceğiz. Ama kurallara gore insan
olarak gönderilemezsin. Ancak istediğin
bir hayvan olarak dünyaya gönderileceksin.
Ne olmak istersin?" Temel biraz
düşündükten sonra: - "Yunus balığı
olayım", demiş. Ve anında yunus balığı
olarak dünyaya ışınlanmış. Aradan 3 dakika
geçmeden Temel tekrar öteki dünyaya
dönmüş. Görevli sormuş: - "Ne oldu ya? Biz
seni şimdi gönderdik niye geldin?" Temel
masum bir şekilde cevaplamış: - "Yüzme
bilmiyordum, boğuldum!"
O AFRİKA'DA BEN BURADAYIM
Temel bir gün dertli dertli içiyormuş
meyhanede. - "Ne bu hal", demiş Dursun. -
"Boşver" demiş Temel de. Dursun ısrar
etmiş "biz arkadaş değil miyiz?" diyerek.
Temel dayanamamış: - "Ama kimseye
anlatma.. Hani ben bir zaman Afrika'ya
gitmiştim ayı avlamaya?" - "Hatırladım
bayağı da dönmemiştin" demiş Dursun... -
"Günler sonra buldum en sonunda avlayacak
bir ayı ama tam ateş edecekken tüfek
bozuldu. Ben de kaçarken uçurumdan aşağı
düştüm." - "Eeeee" demiş Dursun "Sonra..."
- "Her tarafım kan revan içinde, komaya
girmişim. Sonra ayı beni yuvasına götürdü.
Yaralarımı yaladı, balla, sütle besledi
beni, iyileştikten sonra da bana tecavüz
etti aylarca" demiş. - "Buna mı
üzülüyorsun, takma kafanı yaa bak bu kadar
zaman geçti. Çoluk çocuğa karıştın, mutlu
bir hayatın var" demiş Durmuş. Temel: -
"Bu da hayat mı be birader... O Afrika'da
ben burda.."
İLK TECRÜBE
Temel ilk cinsel tecrübesini 50 yaşında
yaşamış. Tabii heyecana dayanamayıp Hakkın
rahmetine kavuşmuş. Yüzündeki gülümseme 3
günde geçebilmiş. Tabutu kapatmaları da 3
hafta sürmüş.
TEMEL VE MAYMUN
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme
yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar
arasından Temel, astronot adayı olarak
seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri
geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile
iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an
gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay
mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer
aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi;
kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi
zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev
kartlarını okumak olmuş. Maymunun
görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli
kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir
yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze
içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik
değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt
harcamasını ve motorların sırasını
belirlemek..." diye devam ederken;
okumaktan sıkılan Temel, kendi görev
kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
SİNYAL
Temel arabası ile Taksim Meydanında dönüp
duruyordu. Aynı trafikçinin önünden
beşinci defa geçerken, polis de merak etti
ve Temel'i durdurup sordu: - Bir yeri mi
arıyorsunuz? Niye meydanın etrafında dönüp
duruyorsunuz? Temel: - Sol sinyal takıldı
da..
YAVAŞLA
Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor...
Bakmış bir tabela: "YAVAŞLA 80 km." Hızını
o an 80'e indirmiş Temel. Az sonra bir
tabela daha: "YAVAŞLA 60 km." Temel 60'a
inmiş. Merakla giderken yeniden bir
tabela: "YAVAŞLA 40." - "Yolda çalışma var
galiba!" deyip 40'a düşürmüş hızını.
Epeyce sonra yine bir tabela: "YAVAŞLA 15
km." Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş
Temel. Yolun en sağından tıngır mıngır
gidiyor. Ama meraktan da çatlayacak.
Uflaya puflaya bir saat daha gittikten
sonra yeni bir tabela görmüş: "YAVAŞLA'YA
HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500"
TEKRAR DENEYİN
Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat
alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa
bakar: - "Tekrar deneyin." Kapağı kapatıp
yeniden açar ve okur: - "Tekrar deneyin."
... ... ... En sonunda sinirlenen Temel: -
"Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki
saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."
BAŞKA ASKER YOKMU
Yeni asker olan Temel'e komutanı sormuş: -
"Savaşta siperdesin, sağ taraftan düşman
askeri geldiğini gördün. Peki ne
yaparsın?" Temel heyecanla cevap verir: -
"Hemen çevirir silahımı üzerlerine ateş
açarım komutanım." Komutan tekrar sormuş.
- "Peki, karşıdan geliyorsa?" - "Karşıya
ateş açarım, komutanım." - "Arkadan
geliyorsa?" deyince komutan, Temel
dayanamamış: - "Komutanım, bu ordunun
benden başka askeri yok mu?"
TEMEL KARAYOLLARI'NDA
Temel Karayolları Müdürlüğünde işe
alınmıştır; görevi ise yollardaki
çizgileri çekmektir. Temel'e bir kutu boya
ve fırça verilir. Temel çizgileri çekmeye
başlar. Bir gün amiri gelir ve çizelgeye
bakar; "1. gün 500 metre, 2. gün 300
metre, 3. gün 150 metre, 4. Gün 100
metre.." "Temel", der "her gün gittikçe
tembelleşiyorsun galiba?" Temel cevap
verir: "Aksine amirum daha çok çalışayrum
lakin gün geçtikçe boya kutusundan daha
fazla uzaklaşayrum."
VERDİNİZ Mİ?
Temel araba sürerken kırmızı ışıkta
geçmiş.Tabii bunu gören polis temeli
durdurmuş. Polis: - "Ehliyet ve ruhsat
beyfendi!" Temel: - "Verdunuzda mi
isteysunuz.."
GOLF
İngiliz, Fransız ve Laz gene beraberler..
İngiliz - Golf için bir sopa, bir top ve
bir delik gerekir, bende bir sopa var.
Fransız: - Bende de bir top var. Temel: -
Ben oynamıyorum.
İDRAR TAHLİLİ
Temel hastaneye gitmektedir. Girişte
birinin ağladığını görür. Yaklaşır ve
sorar: - "Hayrola hemşerim! Neden
ağlıyorsun?" Adam: - "Kan tahlili
yaptırmaya geldim. Parmağımı kestiler!"
der. Temel daha şiddetli bir şekilde
ağlamaya başlar. Bu sefer susan adam,
Temel'e sorar: - "Hemşerim, sen niye
ağlamaya başladın?" Temel: - "Ben" der,
"idrar tahlili yaptırmaya geldim."
SIKINTI
Temel İngiltere'ye gitmişti. Arkadaşları
Temel'e: - "İngilizce bilmezdin
İngiltere'de çok sıkıntı çektin mi?"
demişler. Temel: - "Hayır, sıkıntıyı asıl
İnciluzlar çekti..."
2 KERE 2
İlkokulda öğretmen Temel'e sormuş. "İki
kere iki".. Temel düşünmüş ve cevap
vermiş: "10!" Öğretmen kızmış: - "Oğlum
iki kere iki dört, bilemedin beş eder;
nerden on edecek!"
UZAKLAŞTIK
Temel ile Dursun bir gün ava gitmişler.
İri bir geyik avlayıp geri dönerlerken çok
ağır olan geyiği birer boynuzundan
beraberce tutarak köylerine doğru yola
koyulmuşlar. Köye beşyüz metre kala köyün
yaşlılarından biri ile karşılaşmışlar.
Adam geyiği görüp Temel ile Dursun'u
tebrik ettikten sonra geyiği böyle
taşımaları halinde etinin sertleşeceğini
söyleyerek kuyruğundan çekerek
taşımalarını önermiş. Temel ile Dursun da
kuyruğundan çekerek taşımaya başlamışlar.
Bir süre sonra çok yorulmuşlar ve Dursun
Temel'e dönüp : - "Ula Temel biz yine
eskisi gibi taşısak iyi olur. Baksana
köyden epeyce uzaklaştık..."
ÖKSÜRÜYORUM
Temel dahiliyeciye gitmiş. Doktor ona
neyinin olduğunu sormuş. - "Öksurayrum",
demiş Temel. - "Ne zamanlar öksürüyorsun?"
- "Tuvalette oturuyurken kapiyu
tiklattiklari zaman", demiş Temel...
OLURSA OLSUN
Temel ile Dursun ilk defa İstanbul'a
gelmişler.. Bir sokaktan geçerken kadının
biri onlara "araba mı park eder misiniz?"
diye sormuş. Onlar da "bizimle birer kere
birlikte olursan ederiz", demişler. Kadın
"tamam" demiş, kadının evine gitmişler.
Kadın cebinden iki prezervatif çıkararak
"biz bunları çocuğumuz olmasın diye
takıyoruz, alın siz de takın" demiş.
Temel'le Dursun "tamam" demişler. Aradan
aylar geçtikten sonra Temel ile Dursun
tarlada çalışırken, Dursun Temel'e: - "ula
ben bu şeyden sıkıldım, o kadının da
çocuğu olursa olsun; artık bunu
çıkarıyorum ben", demiş.
DOKTOR'A VERİYOR
Temel'in karısı Fadime köydeki doktor ile
işi pişirmişler. Bu durum köydeki herkesin
dilinde, yalnız Temel bilmiyor. Kimse de
korkudan Temel'e durumu açıklayamıyor.
Köylü durumu Temel'e nasıl anlatırız diye
kara kara düşünürken Tursun "merak etmeyun
uşaklar ben Temel'e söylerum" demiş...
Akşam kahveye gitmiş. Temel bir köşede
çayını içiyor... Tursun Temel'i görünce
yüksek sesle sormuş: - "Ha Temel uşağum,
senin Fadime ne zaman profesör oluyor?"
Temel: - "Tursun benim karı okumayı
yazmayı zor söker. Profesör olmak kim o
kim?" - "Ne bileyim" der Tursun; "Köyde
herkes Fadime doktora veriyor diyor da..."
O BENİMKİDİR
Temel ve dedesi otele gitmişler. Otelde
tek bir yatak boşmuş, dede torun birlikte
yatmışlar. Gece yarısı dede Temel'i
dürtmüş: - "Temel bana karı bul!" - "Dede
sakin ol yat." Biraz sonra dede ikinci
defa: - "Temel bana karı bul!" - "Dede
sakin ol yat". Dede biraz sonra üçüncü
defa: - "Temel bana kar bul!" deyince en
sonunda Temel isyan etmiş: - "Dede
tuttuğuna güveniyorsan o benimkidir."
CONİ
Temel bir kurt köpeği almış ve mükemmel
eğitmiş. Adı Coni'ymiş. Coni, Temel'in her
söylediğini anlayabiliyormuş. Hatta
telefona bile bakabiliyormuş. Temel bir
gün evi aramış. Coni açmış telefonu... -
"Ula Coni sen musun?" - "HAV" - "Fadime
evde mu?" - "HAV" - "Başka kimse var midur?"
- "HAV" - "Ula kaç kişi vardur?" - "HAV
HAV" - "Ne yapiyiler" - "EHE EHE EHE" -
"Ula ne zamandan beri yapiyiler" - "AUUUUUUUUUUUUUU"
|
|
| |
|