Anasayfa

Forum

Sohbet Script

Sohbet Komutları

mIRC Komutları

 

 

FIKRALAR

 

Bir gün padişah bir tellalile bir duyru yaptırı. duyuru şöyledir :padişahın atını önce güldüre sonra ağlatana tam 1ooo altın verilecek der. bunu duyanlar gider saraya... bir kaç kişi dener bazıları güldürür bazıları ise ağlatmyı başarırı sonra sıra nam-ikemal e gelir atın kulağına bişeyler söyle sonra at başlar gülemye sonra bişeyler yapar ve atı ağlatır padişah merak eder ne yaptın der o da derki "at benim *ikim seninkinden büyük dedeim atta güldü sonra çıkartıp gösterince ağlamaya başladı " demiş:D

Padişah'birgün vezirini çağırır ve derki yeni bir kural çıkaralım adı vergi olsun herkesten alınacak bakalım halk ayaklanacakmı ve halk toplanır vezir vergiyi sunar halk dagılır bir hafta sonra padişah vezire sorar halk ayaklandımı diye vezir kimseden ses çıkmıyor padişah 'ın aklına bir fikir gelir ve derki vezir köprüden hergeçeni becerin demiş ve bir hafta sonra padişah sosar nasıl halk ayaklan dı mı vezir kimseden ses çıkmıyor padişahım padişah o zaman gideni de gelenide becerin der ve aradan iki(2)hafta geçer padişah sorar vezire halk ayaklandımı diye vezir hayır der ve padişah sinirlenir bütün halkı toplar meydan da derki ya ben vergi çıkardım kimse ayaklan madı içlerinden biri derki padişahım sabahları köprünün başında bir adam varya padişah hah ne olmuş o adama ya demiş sabahları bizi becerirken sıra oluyor ve işe geç kalıyoruz yanına birini daha koyabilirmisiniz!!!


Temel karısı Fadime ye:bana bir şort dik demiş. Fadime temel e şeker çuvalından güzel bir şort dikmiş. Temel arkadaşı Dursun ile plaj a gider şort unu giyer fakat temeli gören gülüyormuş.Temel artık dayanamamış ve Arkadaşı Dursun a sorar: 'neden herkes bana gülüyor'Dursun derki niye gülecekler,şortunun arkasında turhal şeker fabrikası,önünde net 50 kg yazıyor.der


Evli bir çiftin cocukları olmuş.adam,yeni doğan çocuğuna bakarak karısına demiş ki; hayatım bu cocuk kime benziyor.birtürlü kimseye benzetemedim... kadın kocasına dönmüs şöyle demiş; boşver,sen tanımazsın


Temel kendini mastürbasyona kaptırınca babası onu evlendirmiş.Bir gün temel'in evine gitmişler.Kapıyı karısı açmış.Temel'in evde olup olmadığını sormuş.Evdeymiş,merdiven altındaymış.Babası gitmiş ki ne görsüüüüüün,Temel mastürbasyon yapıyor. -Evlendun,yine mi çendi çendinemi yapaysun oni, diye sormuş babası. -Fadime'nin kolu yorulmuştu da ,demiş Temel...


İskoç gencin birisi, evlendigi günün ertesi Amerika'ya çalismaya gider. 2 sene sonra vatanindan eline bir telgraf gelir: "Karin öldü stop. Acele gel stop." iskoç atlar ilk uçaga ve memleketine döner. Haniminin basucuna gider ve baslar yakarmaya. Kiraz dudaklarina doyamadim, elma gögüslerine doyamadim derken sehvete gelir ve ölü hanimini becerir. is buya hanimi birden canlanir. Bir kaç gün daha memleketinde kalan iskoç tekrar Amerikaya döner. Aradan bir iki yil daha geçtikten sonra, eline bir telgraf daha geçer: "Amcanin oglu öldü stop. Gelmene gerek yok stop. Bütün köy bir haftadir ugrasiyoruz stop.


Sarisinin biri denizasiri ulkedeki annesine telefon etmek için postaneye gitmis. Gisedeki memur göorusmenin 30 milyon tutacagini soyleyince sarisin itiraz etmis: "Iyi de benim o kadar param yok, ama annemle gorusmek için her seyi yaparim" Memur bir kasini kaldirmis (tahmin edebileceginiz gibi). "Her seyi mi?" diye sormus. "Evet, evet, her seyi" diye cevaplamis sarisin. Adam yandaki odaya yonelirken "beni takip et" demis. Sarisin denileni yapmis ve adami takip etmis. "Iceri gel ve kapiyi kapa" demis memur. Kadin denileni yapmis. "Dizlerinin uzerine cok". Kadin cokmus. "Simdi fermuarimi ac". Kadinyapmis. " Haydi basla, onu disari cikar". Kadin uzanmis ve onu iki eliyle tutmus.. sonra durmus. Adam gozlerini kapamis ve fisildamis " Eee, haydi baslasana". Sarisin yavas yavas agzini yaklastirmis ve dudaklarini aralayarak konusmaya baslamis.. "Anne, beni duyuyor musun?"


Yatili bir okulda ögrenciler her hafta sonu carsi izinlerinde kiza gider,döndüklerinde ise carsiya hic cikmayan bir arkadaslari vardir onunla dalga gecerler. nasil bu haftada birsey yok degil mi? sende hic is yok oglum diyerekten. artik bu gencin de canina tak eder ve karar verir ertesi hafta carsiya cikar.ilk tanitigi bayanada sorar! benimle yatarmisin? kadinda oralidir fakat isi vardir ve bir sonraki haftayi önerir. eleman kabul eder ve adres almaya baslarlar. cocuk der ki! ben asagidaki kasabadaki filanca yatili okuldayim kadin sasirir subesini sorar ve ardindanda hadi ya benim oglum da o subede der ve gider. elemanda okula geri döner ve yataginda sessiz sakin oturur. arkadaslari gelir ve dalga gecmeye baslarlar ne o oglum bu haftada mi is yok? cocuk patlar artik - bu hafta is yok ama haftaya kesin icinizden birinin anasini s.kecem…


Kadin kocasi isteyken sevgilisini eve cagiriyor, ikisi yatakta zevk dolusaatler gecirirken birden kapi caliyor bi de bakiyolar KOCASI EVE ERKEN GELMIIIIIS!!!... Kadin panik icinde: "Allahim bu nerden cikti simdi!!!Cabuk al topla kiyafetlerini, camdan atla kaybol!!" Adam pencereden asagi bir bakiyor: "Hayir atlayamam deli misin nasil yagmur yagiyor gormuyor musun!!!" Kadin deli gibi kosturuyor: "Kocam bizi burda yakalarsa ikimizi de öldürür atlamak zorundasin hadi cabuk cabuk!!!!" Boylece adam caresiz,kiyafetlerini kaptigi gibi camdan atliyor.. ayaga kalkip bir de etrafa bakiyor ki bir maratonun tam ortasina dalmis....bozuntuya vermeden yariscilarla kosmaya baslamis.....tabi cirilciplak ve pantolonu gomlegi elinde kosan bitek kendisi oldugu icin dikkat cekiyor ... Kosuculardan biri soruyor kendisine: "Siz hep ciplak mi kosarsiniz?" "Ah evet evet...rüzgarin ciplak tenime degmesi kadar guzel bi duygu yok" "Ama ciplak kosarken de hep kiyafetlerinizi elinizde mi tasirsiniz?" "Yaaa öyle...kosu bitince arabama biner giyinir eve giderim diye" "Gercekten cok ilginc....peki kosarken hep prezervatif de takar misiniz?" "Aaa..seyy.. sadece yagmur yagdigi zaman


Temel çok büyük bi bankanın yanında sucuk satmakla geçimini sağlar .birgün temelin bi arekadaşı temelden borç istemeye gelir.temele : -ula temel acil bi işim çıktı.bana bi 5 mark borç verebilur musun der. temel de ona -hayır kusura bakma veremem der. arkadaşı buna çok şaşırır.ve nedenini sorar.temel de -bankayla bi antlaşma yaptım der. arkadaşı bu antlaşmanın ne olduğunu sorar. temel de: -ben hiç kimseye borç vermiyeceğum onlar da sucuk satmayacaklar der


Neredeyse dumduz denecek kadar kucuk gögüslü bir kadin,eninde sonunda kendine bir sutyen almaya karar vermis ve bir ic camasiri magazasina girmis.. Satici kiza sormus : - 50 beden sutyeniniz var mi ? Tezgahtar kiz kahkahalarla gulmeye baslamis ve kadin buyuk bir hayalkirikligi icinde baska bir magazanin yolunu tutmus.. Yine ayni sekilde asagilanarak reddedilmis.. Kadinin morali o kadar bozulmus ki,son kez ve butun cesaretini toplayarak bir grosmarket'in kapisindan iceri girmis ve onune cikan ilk gorevlinin karsisinda bluzunu yirtarak : - BUNLARA IYI BAKIN!! BUNLAR ICIN BIRSEYINIZ VAR MI!!! diye bagirmis... Adam bir gorduklerine bir kadina bakmis ve cevap vermis :
- Hanimefendi, sivilceler için ürünlerimmiz 4. reyonda....



Yasli kadin, pazar donusu, kocasini, pencere onunde, pantolonunu indirmis vaziyette gorur. Sasirir ve sorar, -Ne yapiyorsun oyle ? -Dun, hani hava biraz serindi ya, pencere onunde oturdugum için, boynum tutuldu, kazik gibi oldu. Hani diyordum ki, bugun de hava serin, belki ...


Adamin biri bir bankaya girmis ve bankadaki gorevli kadina ".mina kodumun bankasinda boktan bir hesap actirmak istiyorum " demis. Kadin bir anda boyle bir laf beklemedigi icin sasirmis ve afallamis... "Afedersiniz anlayamadim tekrar eder misiniz ?" demis. Bunun uzerine adam ".mina kodumun bankasinda boktan bir hesap actirmak istiyorum" demis tekrar kadin cok bozulmus ve " Aman beyfendi sozlerinize dikkat edin lutfen ve lutfen ne istediginizi kibarca soyleyin " demis.Neyse adam da hicbir degisme yok ayni lafi tekrar tekrar soylemis...En sonunda bankodaki kadin dayanamamis ve "Ben sizi mudurumun yanina gotureyim derdinizi ona anlatin" demis. Mudurun yanina gitmisler adam gene ayni sekilde mudure istegini iletmis. Mudur "Beyfendi elemanim son derece hakli bu sekilde konusursaniz korkarim size yardimci olamayacagim, lutfen bu sekilde konusmanizin nedenini anlatir misiniz?" demis. Bunun uzerine adam "Azina sictimin sayisal lotosundan en buyuk ikramiye bana cikti ve bunu .mina kodumun bankasinda boktan bir hesap actirarak degerlendirmek istiyorum" demis... Bu lafi duyan mudur eliyle bankodaki bayani isaret ederek yuksek sesle adama " VE BU O.OSPU SIZE YARDIMCI OLMUYOR HAA...? "


Ünlü diş hekimi sam ve eşi 50.evlilik yıldönümlerni kutluyorlardı.Sam birden eşine bir soru sordu : 'Sevgilim,bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?' 'O nerden cıktı?' diye sinirlendi eşi 'cevabı öğrenmek istemezsin herhalde'dedi. 'isterim' dedi Sam. 'lutfen anlat' 'Madem öğrenmek istiyorsun evet seni üç kez aldattım' dıye cevap verir eşi 'Kimlerdi bunlar'diye sordu Sam.ilki diye anlatmaya başladı eşi 'Hani sen 30 yaşındaydın ve kendi kliniğni kurmak istiyordun da hiçbir banka sana kredi açmıyordu.Sonra bir banka müdürü eve geldi;hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern aletlerle kliniğini açmıştın.' Oooov canım.Benim için kendini feda ettin haaaaaa... Benim sevgili karıcığım.'dedı Sam. 'Peki ikincisi?'diye sorar Sam. Hani 50 yaşında kalp krizi geçirmiştin ya,kritik bir bypas ameliyatı olman gerekıyordu, hiçbir doktor o cesareti gösteremiyordu.Heran ölebilirdin.Dr.Halery onca yoldan kalktı geldi,ameliyatını yaptı.Sen hayata döndün.'dedi eşi. Ah benim sevgili karım.Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin,öyle mi?Peki üçüncü aldatışın? 'Hatırlıyormusun,yıllar önce diş hekimleri odası başkanı olmak istemiştin de 247 OYUN EKSİKTİ......'


Temel bir kurt köpeği almış ve mükemmel eğitmiş.Adı Coni'ymiş.Coni,Temel'in her söylediğini anlayabiliyormuş.Hatta telefona bile bakabiliyormuş.Telefon çaldığında patisiyle handsfree tuşuna basıyor ve Temel'in söylediklerini yanıtlıyormuş.
Temel bir gün evi aramış.Coni açmış telefonu...

-Ula Coni sen musun? -HAV

-Fadime evde mu? -HAV

-Başka kimse var midur? -HAV >

-Ula kaç kişi vardur? -HAV HAV

-Ne yapiyiler -EHE EHE EHE -Ula ne zamanndan beri yapiyiler -AUUUUUUUUUUUUU



Kadinin biri petshop'a gidip bir muhabbet kusu almak istemis..ordan bir tane erkek kusu gozune kestirmis..adama sormus: "Bu simdi erkek olduguna gore kesin konusur degil mi?" "Tabiii efendim..hem de harika bir secim yaptiniz, bu oyle cinstir >ki 2 haftaya kalmaz karsilikli sohbet bile edersiniz" Kadinin cok hosuna gitmis,kusu alip eve goturmus...... 2 hafta sonra kadin yine dukkana gelmis: "Bu kus tek kelime etmedi!!" "Imkani yok hanimefendi salincagina cikip sallana sallana gayet guzel konusuyor olmali" "Iyi de siz salincak vermediniz ki bana?" Boylece adam kadina bir salincak satmis, kadin eve donmus.... 2 hafta sonra kadin yine dukkanda: "Bakin beyefendi 4 hafta gecti bu hayvandan hala ses cikmiyor!!!" "Gercekten anlamiyorum.... merdivenine cikip oynarken konusuyor olmasi gerekirdi!!!" "Merdiven mi? Bunun merdiveni yok ki?" Ve adam gule oynaya kadina bir de merdiven satmis....... kadin yine evine donmus... 2 hafta sonra: "Beyefendi bir bucuk ay oldu ve bu kustan hala tek bir kelime duyamadim, olmayacak bu is galiba!!" "Bakin hanimefendicigim ben bunlardan onlarca sattim biliyorum merdivenine cikip ordan salincagina konarlar ve aynada kendilerini seyrederken bicir bicir konusurlar" "Ayna mi..................." Ve adam o gun de bir ayna satmis olmanin mutluluguyla kadini evine gondermis...
2 hafta sonra petshop'un kapisi acilmis,kadin iceri girmis....elinde kafes,kafesin icinde

merdiven,salincak,ayna ve bacaklarini havaya dikmis olu muhabbet kusu.... "BENI

KAZIKLADINIZ!!! ISTE KONUSMAYAN KUSUNUZ VE YANINDA BANA KAKALADIGINIZ IVIR

ZIVIRLAR!!!" Adam cok sasirmis.... "Hanimefendi bu ilk defa basima geliyor

inanamiyorum tek kelime etmedimi bu hayvan??????" "Valla olmeden once tek bir

cumle soyledi" "Ne dedi??????????" "O DUKKANDA KUS YEMI SATMAZLAR MI?"



Eski bir devirde ingiliz, Fransiz ve Turk arkadaslar haremin camindan iceriyi gozetlerken yakalanmislar. Olayi ogrenen Padisah cok sinirlenerek hepsinin meslegine gore hadim edilmesine karar vermis. ingilize meslegini sormuslar; -Terziyim... -Kesin makasla, Fransiza sormuslar; -Oduncuyum... -Kesin baltayla, Bu sirada Turk gulmekten katiliyormus. Merakla sormuslar; -Ya neden guluyorsun, biraz sonra hadim olacaksin... -Ben dondurmaciyim, yalaya yalaya nasil bitireceksiniz onu merak ediyorum...


Iki kadin dertlesiyormus. - Sorma hayatim demis biri, basima oyle bir felaket geldi ki, anlatilir gibi degil. - Hayrola, ne oldu?.. - Kocam yuzde 100 iktidar kaybina ugradi. Seks hayatim tamamen sona erdi. Lafi oteki kadin almis; - Guzelim demis, sen gene de haline sukret!. Ya benim durumum?. Benimki yuzde 300 iktidar kaybina ugradi! -Yuzde 300-lafini duyan birinci kadin itiraz etmis: -Hic oyle sey olur mu ayol? Yuzde 100 kaybi anlarim da, yuzde 300 kayip nasil olur? ikinci kadin anlatmis: -Benimki gecen gun merdivenden iniyordu. Birden ayagi kaydi yere dustu. Hem parmagini kirdi, hem dilini isirdi!!"


Temel turist olarak Amerikaya gitmiş. Aradan bayağı bir zaman geçmiş ve Temel'in parası tükenmiş. Açlığa fazla dayanamayacağını anlayan Temel sonunda dayakta olsa, bulaşık yıkamakta olsa yemek yemeye karar vermiş.Sağına bakmış lüks bir lokanta, soluna bakmış normal bir lokanta. Ulan demiş normal lokantada dayak yiyip bulaşık yıkıyacağım lüks lokantadada demiş ve bari yediğim dayağa değecek bir yemek olsun diyerek lüks lokantaya girmiş. İçerideki herkesin top sakallı olması ilgisini çekmiş ve yemeğini yemeye başlamış. Yan masada yemek yiyen adam kalkmış ve kapıya doğru yürümeye başlamış. Kasada görevli olan adam beyefendi hesap demiş adamda top sakalını kaşıyarak görmüyormusun AJAN demiş ve çıkmış. Bu bir iki üç derken Temel'in kafa hemen çalışmış ve yemegini yedikten sonra kapıya doğru yönelmiş. Kasadaki adamda beyefendi hesap demiş Temel'de görmüyormusun AJANIM demiş. Nasıl AJANSINIZ demiş ve Temel sağına soluna bakarak fermuarını indirerek GİZLİ AJAN demiş.......


Genç rahibelerden biri kosarak gelir ve basrahibenin önünde diz çökerek; "Degerli hemsire, sormayin basima neler geldi ..." "Neler geldi kizim ????" "Arka bahçede çiçek topluyordum, nerden geldi bahçivanin oglu ortaya çikti ve maalesef bana,,,,, "Tecavüz mü etti ?" "Evet..." "Himmmm, peki kizim sen simdi git, mutfaktan bir limon al, kes ve suyunu iç.." "Aaa, limon hamileligi önler mi ???" "Hamileligi önlemez de, en azindan siritmani engeller..."


Pilot , teknisyen ve bir hostesin bulunduğu uçak afrikada yakalanan iri ve vahşi bir aslan,ı amerikan hayvanat bahçesine teslim etmek üzere havalanmış. uçağın havalanmasından sonra nasıl olduysa aslan kafesten çıkmış ve pilot kabinine girerek pilota seni parçalayacağım demiş pilot önce korkmuş ama çabucak toparlanıp aslana beni parçalarsan uçak düşer sende ölürsün demiş, aslan düşünmüş doğru söylüyor diyerek teknisyenin bulunduğu bölüme yönelmiş ve pilota söylediği gibi seni parçalayacağım demiş onada teknisyen; uçak arıza yaparsa benden başkası tamir edemez uçak düşer sende ölürsün deyince hostese yönelmiş ve aynı şeyi onada söylemiş ama hostesin cevabı okkalı olmuş " az önce gördüğün pilot ve teknisyen beni hergün s.k.y.r eğer beni parçalarsan onlarda benim yerime hergün seni s.k.r.


4 rahibe ölmüs ve cennet cehennem sinirinda sorgulamaya alinmislar. Sorgulama melegi demis ' simdi herkes sirayla dunyadayken isledigi en buyuk günahi anlatsin.sakin atmayin tespit ederiz. 1. rahibe ben hayattayken bir kere penise dokunmustum parmagimin ucuyla demis melek hangi parmaginla diyince sag elinin isaret parmaginigostermis. melek: tamam yavrum simdi git ve gunahi isledigin o parmagi yan taraftaki kutsal suya sokarak arin gunahlarindan demis 2. rahibe ben hayattayken bir kere penisi tutmustum melek: hangi elinle sag elini kaldirmis 2.rahibe, melek de ona gidip o elini yandaki kutsal suya sokarak gunahlarindan arinmasini ogutlemis. bu sirada 3. rahibeyle 4. rahibe aralarinda fisildasiyolarmis.sonra aniden yer degistirmisler.sorgulama melegi bunu farkederek: ' bi dakka n oluyo, siz niye yer degistirdiniz ' diye sorunca daha once 4. sirada olup 3. siradakiyle yer degistiren rahibe: ' izin verirseniz, arkadas kutsal suya g.tünü sokmadan ben bi agzimi calkalayip çikiym efendim


Adamın biri birgün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmış onları bana getirirmisin lütfen" diye rica etmiş. Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak "Babanız beni sizinle yatmak için gönderdi" demiş. Kızlar "Nasıl olur! İmkanı yok demişler!" Adam "inanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş: "IKİSİNİDE Mİİİİ!". Felçli adam bağırmış: "İKİSİNİDE! İKİSİNİDEEEE!"

YAĞMA YOK

Genç nişanlılar ertesi gün evleniyorlardı. Erkek: "Sevgilim, sabrım tükendi. Ne olur odama gel. Nasıl olsa yarın evleneceğiz." Kız öfkeyle yanıt verdi: "Yağma yok öyle. Her seferinde böyle kandırdılar. Bir daha çürük tahtaya basmam."

KAYKAY

Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..."

SİYAH HAVYAR

Genç kız arkadaşına anlatıyordu. "Dün akşam çıktığım adam kelimenin tam anlamı ile kültürlü bir beyefendi. Adam yüksek sınıftan..." "Nereden anladın?" "Arabaya bindik... Kentin dışına doğru gitmeye başladık. Yol tenhalaşınca elini dizlerimin arasına uzattı. Sonra yukarı doğru çıkmaya başladı... Çıktı çıktı..." "Bunun nesi kültürlü? Erkeklerin hepsi böyle değil mi? Adi herif..." "Dur patlama. Sonra elini çekti. Parmağını burnuna yaklaştırdı ve 'Siyah havyar gibi koktuğumu' söyledi."

HANGİSİ

Adamın biri iş müracaatına gitmiş. Bir grubun önünde görüşmeye almışlar. "Şimdi sana bazı sorularımız olacak bakalım bilebilecek misin?" demişler; adam da "sorun" demiş. "Yolcu taşır, karayolunda gider, şoför kullanır bil bakalım bu nedir?" Adam düşünmüş ve "yolcu otobüsü" demiş. "Tamam doğru ama hangi marka, Mercedes var, Mitsubishi var di mi? Bilemedin ama sana bir şans daha vereceğiz" demişler. "Söyle bakalım havada yolcu taşır, pilot kullanır bu nedir?" Adam hemen cevaplamış "yolcu uçağı"; "Tamam ama" demişler "Boeing var, Airbus var di mi hangisi?" Bunu da bilemedin deyip iş görüşmesini bitirip adamı gönderirlerken, adam dönmüş demiş ki "Bir soru da ben sorabilir miyim?" "Tabi buyur sor bu en doğal hakkın" demişler. "Kadınların iki bacağı arasında bulunur, üremeye yarar nedir bu?" demiş. Hemen herkes o malum kelimeyi söylemiş; adam "tamam bildiniz ama ananınki var ebeninki var di mi hangisi?..."

KURŞUN

Bir gün hamile bir kadın mağazada alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve vurulur. Hemen hastaneye kaldırırlar. Doktor ameliyat sonrası kadına: "Hanımefendi hayati tehlikeyi atlattınız. Ancak iki kursunu çıkaramadık. Bunlardan biri doğacak olan kız çocuğunuza diğeri ise erkek çocuğunuza isabet etmiş. Şimdi çıkarırsak ölürler. Ancak üzülmeyin ileride bu kurşunları vücutlarından atarlar. Kadın doğum yapmış. Çocuklar sağlıklı. Aradan yıllar geçmiş. Kız çocuğu bir gün bahçede oynarken "Anne anne çabuk gel" diye bağırmış. Annesi telaş içinde "Ne oldu kızım?" diye kosmuş. "Bak anne vücudumdan bir demir parçası çıktı. Kadın sevinmiş: "Telaşlanma. Doktor amcan demişti. Bak kurşunu vücudundan attın. Bundan birkaç gün sonra bu kez erkek çocuk bağırmış. "Anne anne çabuk gel!" Kadın yine telaşla koşmuş: "Ne oldu oğlum?", "anne, mastürbasyon yaparken kediyi vurdum!"

HAVA DURUMU

Adamın biri bayağı günah işlemiş.Bir papaza günah çıkartmaya gitmiş. "Papaz efendi ben çok günah işledim. Mesela dün komşunun küçük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim." "Allah affeder oğlum".. "Önceki gün de büyük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim." "Allah affeder oğlum".. "Daha önceki gün de komşumun karısı geldi. Yağmur yağdı şimşek çaktı ben bir günah işledim." Tamam oğlum Allah affeder affeder de, sen yavaş yavaş gitsen. Hava da bozmaya başladı zaten.

DELİK

Bu dünyada iki samimi arkadaş varmış. Bunların dünya görüşleri birbirlerine tersmiş. Biri, namazında niyazında, dünya malında gözü olmadan, içki içmeden, karı kızla yatmadan camiden çıkmaz, öteki ise onun yapmadığı her şeyi yapar yaptıklarını yapmazmış. Derken sefahat düşkünü erkenden ölmüş. Aradan yıllar geçtikten sonra sofu olan da ölmüş. Sofu dogrudan cennete gitmiş. Ağaçlar altında yatıyor yiyor içiyormuş. Aklına arkadaşı gelmiş. Meleklere sormuş cehennemde oldugunu isterse ziyaret edebileceğini söylemişler Bu da kalkmıs arkadaşını ziyarete gitmiş. Bir de ne görsün arkadaşının elinde nadide Fransız şarabı, koynunda cennette bile bulunmayacak derecede güzel bir kadın. Sofu hayretle "Bu nasıl iş? Sen dünyada da sefa sürdün burda da sürüyorsun. Nerede Allah'ın adaleti?" diye sormuş. Arkadaşı derin bir ah cekerek "bu benim için büyük işkence" diye yanıtlamis. Sofu yeniden "bu nasıl işkence?" diye sormus. "Sorma.." demiş arkadaşı "bu şişeyi görüyor musun? Bunun dibi delik"; "Ya o güzel kadın?" diye atılmış Sofu. Cehennemdeki arkadaşı iç çekerek "Ah, ahhh, Onun da dibinde delik yok" demiş

SU YATAĞI

Durulmaya yüz tutmuş seks hayatlarını yeniden canlandırmakta, suyla doldurulan yatakların birebir olduğunu duymuştu adam... "Yatağımıza uzandınız mı, fırtınaya yakalandınız demektir." deniliyordu su yataklarının reklamlarında... Hemen bir tane aldı. İki gün sonra da, sevinçle kendisi gibi orta yaşlı bir arkadaşının yanına koştu. "Bu su yatakları bir harika azizim." diye haykırdı. "İki gecedir yaşadığımız fırtınalı seksi, son iki yıldır yaşamamıştık. Sen de bir tane alsana.." Acı acı güldü arkadaşı... "Marifet yatakta değil, senin karıda olsa gerek." dedi. "İki yıl önce aldığım yatak hala Ölü Deniz gibi..."

AMERİKA

Temel ve Dursun bir gün ellerinde sazla Amerikaya giderler. Bayağı dolaştıktan sonra yorulurlar ve uyurlar. Sabah kalktıklarında etraflarında bir sürü kızılderili görürler, çok korkarlar.. Temel Dursun'a "Dur bunlar hayatta saz görmemiştir, bi saz çalayım da kaçsınlar" der. Temel'in sazı çalmasıyla kızılderililer hızla kaçarlar. Dursun "vaay sen bunları sadece bir sazla kaçırdın... o zaman buranın adı TEKSAZ olsun" der. Ertesi gün uyurlar; uyandıklarında gene karşılarında kızılderilileri görürler. Bu sefer Temel "dur başka bi yöntemim var" der ve güçlü bir sesle osurur. Ve adamlar kaçmaya başlarlar. Dursun da "mademki adamları osurup ta kaçırttın buranın adı LAZVEGAZ olsun" der. Ertesi gün dolaştıktan sonra tekrar uyurlar; sabah kalktıklarında etraflarında gene kızılderilileri görürler. Bu sefer Dursun "bi de ben saz çalayım de korkup kaçsınlar" der. Dursun sazı çalar ama kızılderililer korkmaz ve sazı Dursun'un ?ötüne sokarlar. Temel de "ehe...bu sazı senin ?ötüne soktular o zaman buranın adı ARKANSAZ olsun." der

TAK FİŞİ

Adam iş dönüşü evine geldiğinde karısını yatakta çırılçıplak uyurken gördü. Adamın cinsel arzuları bir anda uyandı. Yanına uzanıp göğüslerinin uçlarıyla oynamaya başladı. Kadın, uykulu bir sesle: "Kocacığım, ne yapıyorsun?" dedi. Adam: "Karıcığım, kısa dalgadan Çukurova radyosunu arıyorum." Kadın: "Kocacığım, fişi takmazsan radyo çalışır mı?"

NE O İ..

Hollywood'da bir parti veriliyor,güzel bir evde. Partinin sahibi partiye heyecan ve değişim katmak için mikrofonu eline alıp başlıyor: -Arkadaşlar akvaryumdaki iki piranayı bu havuza atacağım. Havuza atlayıp karşıya çıkan arkadaş şu gördüğünüz sarışınla sabaha kadar eğlenebilir. Kimsede ses seda yok. -Bu esmeri de sunuyoruz. Yine kimsede ses yok. -Bu kumral bayanı da hadiye ediyoruz. Yine ses yok. -Bu i... de veriyoruz. Slaaaaaşş!... Adamın biri suda hızla yüzüyor ve karşıya geçiyor. Tekrar koşup havuzun öbür kenarına geliyor: -Nerede o i...? -Beyefendi o havuzun karşısında.. Adam şaşkın şaşkın: - O değil, Beni havuza iten i... nerede?

YAKINDAN GÖREYİM

Sarışın bomba partinin en önemli kişisi oluverdi birden. Hemen tüm erkekler etrafına toplanıverdiler. Köşede bir kadın kocasının kulağına fısıldadı: "Anlamıyorum, erkekler onda ne buluyorlar?" "Ben de..." dedi adam. "Gidip bir yakından bakayım."

SULTANIN GÖĞÜSLERİ

Ahmet sarayın hizmetkarlarından biri.. Yıllardır Kraliçeyi görür ve onun göğüslerine hayran olurmuş.. Artık bir saplantı halini almış Kraliçenin göğüslerine dokunmak.. Tüm cesaretini toplayıp haremağasına açılmış.. - "Bana sultanın göğüslerini koklat. Ömür boyu biriktirdiğim bin altın senin" demiş. Harem ağasının aklı yatmış bu karlı işe. Kenar mahallelerde tanıdığı bir simyacı - büyücü karışımı bir kadın varmış. Ona gidip bir losyon hazırlatmış ve bu losyonu, sultanın o gün banyodan sonra giyeceği korsaya iyice sürmüş. Sultan çıplak tenine korsayı takınca, losyon etkisini hemen göstermiş. Göğüsleri yangın yeri gibi yanmaya başlamış. Saray doktorları merhemlerle, ilaçlarla çare bulamamışlar. Sultan acıdan, kaşıntıdan, yanmadan ölecek. Harem ağası ortaya çıkmış ve padişaha "Saray hizmetkarlarından Ahmet, derdinize derman olabilir. Onun salyası, herşeye iyi geliyor. Tek çare, Ahmed'in dili. Kraliçemizi ancak o kurtarır, eğer siz izin verirseniz" demiş. Padişah çaresiz çağırmış Ahmet'i hareme. Ahmet bir saate yakın sultanla yalnız kalıp muradına ermiş. Ne var ki söz verdiği halde 1000 altını harem ağasına vermeye yanaşmamış. "Bu olayı açıklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu göze alamazsın. Hadi bakalım, çek arabanı" demiş, haremağasına. Çok kızmış harem ağası.. Öyle kızmış ki.. Ertesi gün aynı yakıcı losyonu padişahın, banyodan sonra giyeceği donuna iki kat sürmüş...

YÜZ MARK

Üç fahişe, o gün başlarından geçenleri anlatıyorlar. Birincisi, "Mercedes'e bir girip çıktım, üçyüz mark aldım." İkincisi, "Bir Volkswagen'e girip çıktım, yüz mark kazandım." Üçüncüsü, "Beni de motosiklete bindirip yapı yeri barakasına götürdüler. Sırtıma tahta kıymıklar battı. Parayı da perşembeye verecekler."

BEDAVA SEX

Benzin istasyonunun önünde bir afiş: "Depoyu dolduran lotaryada tutturursa bedava seks kazanıyor." İki kafadar benzinciye "Doldur depoyu" der, sonra bedava seks için lotaryaya talip olur... Benzinci sorar: - "Kafamdan bir sayı tuttum, bilirseniz bedava seks..." "Üç" derler... Benzinci, "Bilemediniz, ben beş tutmuştum." Bir hafta sonra iki kafadar yine gelir, depo yine doldurulur, yine lotarya... Bizimkiler "Yedi" der. Benzinci "Olmadı, ben altı tutmuştum". Üç gün sora yine depoyu doldururlar, yine lotarya... "Iki" derler, benzinci "Bir" der. Kafadarlardan biri arkadaşına açılır: "Yahu bu bizi kandırıyor galiba, hep başka rakam söylüyor. Hile yapmasın?" Diğeri cevap verir: "Yok canım kızkardeşim arka arkaya iki kere kazandı."

AVCI MISIN?

Avcımız avlanmaya çıkar dağa tepeye.. Bir bakar ki bir ayı karşısında.. Çeker tüfeğini ateşler ama tüfek tutukluk yapar.. Napsın, kaçmaya başlar, ayı da peşinde.. Ayı yakalar bunu, bir güzel becerir.. Avcımız hırs yapar, öldürecektir illa ki bu ayıyı.. Bir müddet sonra bir daha görür ayıyı, çeker tüfeği, basar tetiği yine tutukluk yapar; bizimki kaçar, ayı peşinde, yakalar ayı bunu, bir daha becerir.. Avcımız iyice hırslanmıştır illa ki vuracaktır ayıyı.. Takılır ayının peşine, görür, çeker tüfeği basar tetiğe yine tutukluk yapar, ayı bunu bir daha yakalar bir daha becerir.. Bu olay gün boyunca tekrarlanır.. Artık avcının dayanacak gücü kalmamıştir, hayat meselesi olmuştur bu, son bir defa daha bakar ayı karşısında.. Çeker tüfeği basar tetiğe ve tüfek yine tutukluk yapar.. Ayı yakalar bunu ve der ki: - "Ya kardeşim avcı mısın, i*ne misin?"

SCANNER

Komutan emir erini çağırmış: - "Bana çabuk bir lazer yazıcı bul getir." - "Emredersin komutanım." Bir saat sonra emir eri yanında başka bir er ile gelmiş. - "Lazer yazıcıyı getirdim komutanım." - "Hani nerde lan?" - "Komutanım bu arkadaş laz bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır!" - "Ulan iyi ki, scanner istememişiz be!"

GENERALİN JİPİ

Komutan karargah garajına telefon açar: - "Zırrr Zarrr..." - "Aluuu" - "Şu anda garajda kaç tane araç var?" - "Şu anda i*ne generalin jipinden başka bi poh yok!" - "Ulan sen kiminle konuştuğunu biliyor musun? Ben o generalim!" - "Yaa öyle mi? Eee peki siz kiminle konuştuğunuzu biliyor musunuz?" - "Yooo..." - "O zaman bay bay **ına godumun generali!"

YÜŞBAŞIM BAKIYOR

Bir astsubayla bir gözü takma Yüzbaşı, aynı bekar lojmanında kalıyorlardı. Yüzbaşı her gece yatmadan önce takma gözünü çıkartır, su dolu bir bardağa koyar, sabah tekrar yerine takardı... Sıcak bir yaz akşamı gece yarısı astsubay susadı, el yordamıyla sehpadaki bardağı kaptı, bir dikişte yuvarladı. Ama suyla birlikte gözü de yutmuştu. Astsubay olayın farkına vardı ama artık iş işten geçmişti... Ertesi gün sabah sporundan sonra astsubay tuvalete gitme ihtiyacı duydu. Koşar adımla tuvate gitti pantolonunu sıyırdı başladı ıkınmaya.. Fakat bir türlü rahatlayamıyordu. Onun ıkınma sesini duyan tuvalet nöbetçisi er telaşlandı; nazikçe kapıyı tıklattı.. - "Komutanım yardımcı olayım?" Astsubay can havliyle kapıyı açtı: - "Bak oğlum şurada ne var bir türlü s*çamıyorum", deyip ere doğru döndü. Er eğilip bakar bakmaz hazırola geçti ve selam durdu. Bunu gören astsubay sinirlendi: - "Ne selam durdun oğlum!", diye bağırdı. Asker yanıtladı: - "Nasıl selam durmayayım komutanım, içeriden yüzbaşım bakıyor."

YAPINDA YAKALAYALIM

Çingenelerde bir adet vardır. Bir bebek doğunca annesi bir törenle onun adını koyar. Ama o anda ne söylerse ad olarak o kalır. Bir gün bir bebek doğar ve tam adını koyacağı sırada annesinin *oku gelir. Ve "*okum geldiii!" diye bağırır ve çocuğun adı "*okum geldi" olarak kalır... *okum geldi büyür ve askerlik çağına gelir. Askere gider, komutan adını sorunca "*okum geldi" der. Komutan "git tuvalete yap da gel" der. *okum geldi de gider tuvalete ve gelir. Bu olay bir kaç kez tekrarlanır. Sonunda bir arkadaşı "onun adı *okum geldi komutanım" der. Günler böyle geçip giderken *okum geldinin askerlikten canı sıkılır ve kaçmaya karar verir. Akşam olunca duvardan atlayarak kaçarken, komutan kaçtığını görür ve hemen bağırmaya başlar "*OKUM GELDİİİ KAÇIYOR LANNNN!" Bunu duyan askerler saf saf bakarlar. Komutan tekrar tekrar bağırır: "BOKUM GELDİ KAÇIYORRR LANNN!" bunu duyan askerlerden biri şöyle bağırır: - "YAPINDAAA YAKALIYAAALIIIMMMM KOMUTANIMMMMMMMMMMM"

İYİKİ JİNEKOLOG DEĞİLİM

Fevkalade sosyetik bir kokteyl. Dr. Bey smokinleri içinde iki kat yakışıklı. Ağzından da bal akıyor ya. Etrafı her zamanki gibi genç ve güzel hanımlarla çevrili. Bunlardan biri: - "Ah doktor, dişim öyle ağrıyor ki günlerdir", demiş. Sonra yakalamış doktorun elini. Ağzına doğru çekmiş. Çekmekle de kalmamış. Sokmuş doktorun parmağını ağzına. Sol tarafa kaydırmış. İşaret parmağını azı dişine doğru zorla uzatıyor. - "İşte burası... Tam burası... Öyle ağrıyor ki?" Doktor parmağını kadının ağzından kurtarmaya çalışırken söyleniyor: - "Hanımefendi, iyi ki jinekolog değilim..."

TÜT

Çocuk peltekmiş. Öğretmeni tahtaya kaldırmış ve tahtadaki "kedi sütü iç" yazısını okumasını istemiş. Çocuk "tedi tütü it" demiş. Öğretmen bağırmış "doğru söyle" demiş. Çocuk yine "tedi tütü it" demiş. Öğretmen acaip sinirlenmiş ve çocuğu dövmüş, "doğru oku dedim sana şunu!" demiş. Çocuuğun artık canına tak etmiş ve bağırmış: - "Anatını tittimin tediti ittene tu tütü!"

KOMUTANINA NAH ÇEKİYOR

Kimin askeri daha cesur yarışması varmış. Karacıların komutanı: - "Oğlum şu tankın altına atla!", demiş. Asker atlamış ölmüş. Havacıların komutanı: - "Oğlum şu uçaktan betona paraşütsüz atla!", demiş. Asker ölmüş. Denizcilerin komutanı: - "Oğlum şu geminin altına gir!", demiş. Asker: - "Naah atlarım", demiş. Denizci komutanı diğer komutanlara dönüp: - "Bakın, benim askerim daha cesur, komutanına nah çekiyor!"

İKİ TANE VAR

Eve bir gün tesisatçı çağırmışlar. Adam çalışırken evin küçük oğlu gelip seyretmeye başlamış. Tesisatçı da çocuğun ilgisini görünce takım çantasından tornavidayı çıkartıp çocuğa: "Bu ne biliyor musun?" demiş. Çocuk da "biliyorum, babamda bundan iki tane var. Küçüğüyle prizleri kontrol eder, büyüğüyle masanın bacaklarındaki vidaları sıkar" demiş. Tesisatçı: "İyi, aferin oğlum" demiş. Sonra eline anahtarı almış "Peki bu ne biliyor musun?" demiş. Çocuk: "Biliyorum. Babamda bundan iki tane var. Küçük olanıyla muslukları değiştirir, büyük olanıyla boruları tamir eder." demiş. Tesisatçı "Çattık be..." demiş içinden. Bu kez de çekici alıp "ya bunu bilecek misin?" deyince çocuk "Biliyorum, babamda bundan iki tane var. Küçüğünü cam takarken kullanır, büyüğünü de duvar kırarken kullanır" demiş. Her sorduğuna cevap yetiştiren çocuğa tepesi atan tesisatçı bu sefer fermuarını açıp göstermiş: "Bunu da bilecek misin lan ukala?" deyince çocuk: "Biliyorum, bundan babamda iki tane var. Küçüğüyle çişini yapar, büyüğüyle de annemi" demiş.

KALEM GİBİ

Adamın biri daldan dala gezerken cinsel organı kırılmış. Doktora gitmiş. Doktor adama her akşam yatmazdan önce on onbeş dakika cinsel organını bir bardak süte bandırmasını istemiş. Adam eve gelip yatma vakti geldiğinde banyoya girip doktorun dediklerini uygulamaya başlamış. Tabi karısı içerde bekliyormuş ve kocasına seslenmiş. Aradan biraz zaman geçtikten sonra kadın sabırsızlanıp dalıvermiş banyoya... Şaşırarak: - "Ay kocacığım kırk yıl düşünsem bunun bir dolma kalem gibi doldurulduğu aklıma gelmezdi..."

BENİ TANIDILAR

Temel ve Dursun bir bankayı soymaya karar vermişler. Bankayı soymuşlar, paralarla kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş. Polislerden biri bağırmış bu esnada "duuur, o.. çocuğu!". Temel Dursun'a dönmüş: - "Sen kaç, beni tanıdılar!"

ŞEYTANA UYDUK

Irza tecavüz davasıyla bir çapkını mahkemeye çıkarırlar. Kadı sorar: – "Bu suçu ne diye işledin?" Delikanlı yanıt verir: – "Şeytana uydum. Bana yol gösterdi, bu işi yaptırdı." Bektaşi olan kadı: – "Bre çapkın! Hz. Adem'e bile secde etmemek için cennetten kovulmayı göze alan şeytanın işi yok da sana pezevenklik mi yapacak!"

YUMUŞAK SERT

Adam resepsiyonda bekliyormuş. Arkadasındaki güzel bayanı görememiş. Ve birden dirseği kadının göğüslerine dokunmuş. Adam: - "Hanımefendi eğer kalbiniz de göğsünüz kadar yumuşaksa beni affedersiniz", demiş. Kadın da bunun üzerine: - "Beyefendi eğer penisiniz de dirseğiniz kadar sert ise oda 406'da bekliyorum."

JAPON ROBOT

Adamın biri evlenmiş, iki ay sonra da Avrupaya iş gezisine gitmiş. Bu arada karısı da komşusuyla kırıştırıyormuş. Bir gün yine komşusuyla yataktayken kocası gelmiş ve zile basmış, kadın "eyvah kocam" deyip adamı saklamak için yer aramaya başlamış. Adama, "sen kapının arkasına saklan, kocam seni görüp sorarsa Japonya'dan istediğimiz robot geldi derim", demiş. Kocası içeri girmiş ve "karıcım çok kudurdum hadi yatalım", demiş. Kadın da "yorgunum daha sonra" demiş. Adam "ben banyoya gidip bi duş alayım sonra yatarız" derken kapının arkasındaki adamı görmüş, bu da kim?" diye hiddetlenmmiş. Karısı da kocacım Japonya'dan istediğimiz robot bu" deyince, adam, "duştan önce şunu düzeyim" demiş ve geçmiş robotun arkasına. Yüklenmiş ama girmiyo, başlamış karısına bağırmaya: "Ya şu Japonlar robotu çok iyi yapmışlar ama deliğini küçük yapmışlar. Sen oradan matkabı getir de deliği büyüteyim" demiş. Bunu duyan komşusu başlamış bağırmaya: - "TEKRAR DENEYİN BELKİ ALIR, TEKRAR DENEYİN BELKİ ALIR, TEKRAR DENEYİN BELKİ ALIR!"

DONMUŞ TAVUK

Adam eve döndüğünde bir kutu Viagranın Papağanı tarafından yenildiğini görünce fena halde hiddetlendi ve ceza olarak papağanını buzdolabının buzluğuna kapattı. Aradan bir kaç saat geçti, merakla buzdolabına gitti buzluğu açtı, oda ne papağan kan ter içindeydi, hayretle sordu: - "Bu ne hal?" Papağan yanıtladı: - "Donmuş tavukların bacaklarını ayırmak kolay mı sanıyorsun?"

ÇEMBER YAPALIM

Bir gün bir adam çölde mahsur kalmış ve kendine bir çıkış yolu bulmak için yürümektedir. Adam yürür yürür ve sonunda bir tepeciğe ulaşır. Tepenin arkasından sesler yükselmektedir. Adam birilerini bulduğunu düşünüp sevinir fakat duyduğu laflara bir türlü anlam veremez. Tepenin arkasından "çember yapalım, çember yapalım" şeklinde bir ses gelmektedir. Adam tepenin üstüne vardığında arka arkaya geçmiş 15 erkeğin birbirini düzdüğünü görür, en öndeki de "çember yapalım, çember yapalım" şeklinde bağırmaktadır...

TEK ELLE ALKIŞ

Çok güzel bir genç kadın bir gece klubünde stiptrizci olarak iş bulmuştu. İlk kez sahneye çıkacağı için çok heyecanlıydı. Ancak ışıklar üzerinde parlar parlamaz öyle bir alkış tufanı koptu ki, heyecanı hemen yatıştı. Üzerindeki elbiseyi çıkardıktan sonra, alkışlar biraz azaldı. Çoraplarını çıkardıktan sonra ise alkış seslerinde biraz daha azalma oldu. Sütyenini çıkardığında salondan tek tük alkış sesleri geliyordu. Nihayet, üzerinde kalan son giysi parçasını da çıkarıp attı. Artık salondan tek bir alkış sesi bile gelmiyordu. Vücudunun güzelliğinden son derece emin olan yıldız adayı şaşkınlık içerisinde ön masada oturan bir adama yanaşarak sordu: - "Şey acaba vücudumu beğenmediniz mi?" Adam heyecandan soluyarak: - "Nereden çıkardınız bunu?" dedi. - "Ne bileyim. Ben soyundukça alkışlar kesildi de..." - "Tabi kesilecek" dedi adam. "İnsan tek elle nasıl alkış tutabilir ki?"

İKİSİNİDE

Adamın biri bir gün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmış, onları bana getirir misin lütfen?" diye rica etmiş... Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak: - "Babanız beni sizinle yatmak için gönderdi" demiş. Kızlar: - "Nasıl olur! İmkanı yok!" demişler. Adam, "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş: - "İkisini de miii?". Felçli adam bağırmış: - "İkisini dee! İkisini dee!"

NASIL BİTİRECEKSİNİZ

Eski bir devirde İngiliz, Fransız ve Türk arkadaşlar haremin camından içeriyi gözetlerken yakalanmışlar. Olayı öğrenen Padişah çok sinirlenerek hepsinin mesleğine göre hadım edilmesine karar vermiş. İngilize mesleğini sormuşlar: - "Terziyim... - "Kesin makasla!" Fransıza sormuşlar: - "Oduncuyum..." - "Kesin baltayla!" Bu sırada Türk gülmekten katılıyormuş. Merakla sormuşlar: - "Ya, neden gülüyorsun, biraz sonra hadım olacaksın?" - "Ben dondurmacıyım, yalaya yalaya nasıl bitireceksiniz onu merak ediyorum..."

CİNSEL GÜÇ KAYBI

İki kadın dertleşiyormuş: - "Sorma hayatım" demiş biri, "başıma öyle bir felaket geldi ki, anlatılır gibi değil..." - "Hayrola, ne oldu?" - "Kocam yüzde 100 iktidar kaybına uğradı. Seks hayatım tamamen sona erdi." Lafı öteki kadın almış: - "Güzelim demiş, sen gene de haline şükret! Ya benim durumum? Benimki yüzde 300 iktidar kaybına uğradı!" Yüzde 300 lafını duyan birinci kadın itiraz etmiş: - "Hiç öyle şey olur mu ayol? Yüzde 100 kaybı anlarım da, yüzde 300 kayıp nasıl olur?" İkinci kadın anlatmış: - "Benimki geçen gün merdivenden iniyordu. Birden ayağo kaydı yere düştü. Hem parmağını kırdı, hem dilini ısırdı!"

BİRKAÇ ADAM DAHA

Padişah bir gün vezirini çağırır ve der ki: - "Yeni bir kural çıkaralım, adı vergi olsun. Herkesten alınacak, bakalım halk ayaklanacak mı?" Halk toplanır vezir vergiyi sunar, halk dağılır. Bir hafta sonra padişah vezire sorar: - "Halk ayaklandı mı?" diye. Vezir "kimseden ses çıkmıyor" der. Padişah'ın aklına başka bir fikir gelir ve der ki; "vezir, köprüden her geçeni becerin". Bir hafta sonra padişah sorar, "nasıl halk ayaklandı mı?" Vezir de "kimseden ses çıkmıyor padişahım" der. Padişah "o zaman gideni de geleni de becerin" der ve iki hafta sonra sorar vezire: - "Halk ayaklandı mı?" - "Hayır..." Padişah sinirlenir bütün halkı meydana toplar ve der ki "ben vergi çıkardım kimse neden ayakl...?" O sırada halktan biri bağırır: - "Efendim sabahları köprünün başında adamlarınız bizi becerirken sıra oluyor, işimize geç kalıyoruz; acaba bir kaç adam daha koyabilir misiniz?"

O ZAMAN NİYE YAPIYORSUN

Karga ile Ayı uçakla yolculuk yapıyorlarmış. Karga servis düğmesine basarak hostesi çağırmış. Hostes gelmiş: - "Buyrun efendim, nasıl yardım edebilirim" diye sorunca karga: - "Hiiiç, i*nelik olsun diye bastım" demiş. Hostes bozulmuş tabii ve gitmiş. Biraz sonra karga tekrar düğmeye basmış ve hostes gene gelmiş. Karganın cevap aynı: - "Hiiiç i*nelik olsun diye bastım" Bu olayı üçüncü kez yine yapar. Ama hostes bu sefer bir daha böyle yaparlarsa onları pilot'a şikayet edeceğini söyler. Karga tekrar aynı şeyi yapınca da hostes gerçekten kargayı pilota şikayet eder. Pilot gelir ve: - "Bir daha yaparsanız sizi uçaktan atacağım" der. Biraz sonra bu kez zile ayı basar. Hostes gelir: - "Buyrun, nasıl yardım edebilirim?" Ayı: - "Hiiiç, i*nelik olsun diye bastım" deyince hostes pilotu çağırır ve pilot bunları aşağı atar. Karga havada süzülür ama ayı bağırmaya başlar: - "Kurtar benii, kurtar benii!" Karga sakin sakin: - "Sen uçmayı bilmiyo musun?" - "Hayır?" - "O zaman niye i*nelik yapıyosun!"

FADİME YORULMUŞTU

Temel kendini mastürbasyona kaptırınca babası onu evlendirmiş. Bir gün Temel'in evine gitmişler. Kapıyı karısı açmış. Temel'in evde olup olmadığını sormuş. Evdeymiş, merdiven altındaymış. Babası gitmiş ki ne görsün, Temel mastürbasyon yapıyor. - "Evlendun, yine mi çendi çendine yapaysun oni", diye sormuş babası. - "Fadime'nin kolu yorulmuştu da", demiş Temel...

SONRASI FİSKOBİRLİĞİN

Temel nişanlısı Fadime ile fındık tarlalarını geziyormuş. - "Bak Fadime" demiş, "bütün bu tarlalar benim. Ama bir tanecik fındık koparırsan, seni oraya yatırırım ona göre" Bunu duyan Fadime'nin gözleri parlamış, hemen koşup bir tane fındık kopartmış. Temel sözünün eri ya, Fadime'yi fındık ağacının altına yatırmış. Bu cezadan memnun kalan Fadime, üstünü başını toparlayıp, ayağa kalkar kalkmaz bir fındık daha kopartmış. Temel bir kez daha... Bir fındık daha... Temel 5. fındıktan sonra, perişan ayağa kalkmış. Bitkin bir halde Fadime'ye dönüp: - "Bak Fadime" demiş, eliyle tarlalari göstererek: - "Burdan sonrası Fiskobirliğin..."

SAATİ SÖYLEMEK

Bir kovboy arazide yürürken yol kenarında çırılçıplak uzanmış yatan bir Kızılderili görmüş: - "Senin işin gücün yok mu napıyosun burda böyle?" Kızılderili cevap vermiş: - "Kimin saati olmamak, saati bana sormak. Ben ona saati söylemek..." Kovboy şaşırmış: - "Allah allah... Peki bana soyle bakalım saat kaç?" Kızılderili bunun üzerine kafasını kaldırıp güneşe bakmis, sonra da "şeyinin" yerdeki gölgesine bakmış ve: - "Saat 2..." Kovboy kendi saatine bakmis ve saat gercekten 2... "İnanılmaz bişey" deyip yürümüş gitmiş. Yarım saat daha yürüdükten sonra yine çırılçıplak yatan bir Kızılderili görmüş: - "Yoksa sen de mi saati söylüyosun?" Kızılderili gülmüş: - "Evet senin saatin olmamak, saati bana sormak... Ben sana doğru saati söylemek." Kovboy bunu da bir denemek istemiş: - "Peki söyle o zaman saat kaç?" Kızılderili önce kafasını kaldırıp güneşe bakmış sonra da şeyinin yerdeki gölgesine bakmış ve: - "Saat 2 buçuk..." Kovboy yine saatine bakmış ki, evet saat 2 buçuk... "İşe bak..." demiş, yürümeye devam etmiş. Az sonra yine karşısında çırılçıplak yere uzanmış bir Kızılderili, fakat bu seferki yatmakla da kalmamış, o halde masturbasyon yapıyor... - "Sakın sen de saati söylüyorum deme!" Kızılderili cevap vermiş: - "Hayır, ben saati kurmak..."

ORACIKTA

İki i*nenin canı yatmak ister, ama bu işi yapacak mekan bulamazlar. Birinin aklına bu işi metronun son vagonunda yapmak gelir. Giderler metroya ama beklenen tren bir türlü gelmez. Sonra aralarında şu diyalog geçer: - "Oğlum gel burada istasyonda halledelim?" - "Oğlum nasıl olur?" - "Toplum hiçbir şeye tepki göstermez. Bak sana bunu bir örnekle göstereceğim. Şimdi şu "Sigara İçilmez" tabelasının altında bir sigara içeceğim ve kimse bir tepki göstermeyecek." Adam dediğini yapar ve kimse bir tepki göstermez. Sonra oracıkta birlikte olurlar ve mutlu bir şekilde oradan ayrılırlar. Bir başka gün başka iki kişi ormana mangal yapmaya gitmek için metroya giderler. Ama bekledikleri metro bir türlü gelmez. Adamlardan biri mangalı metroda yakalım der. Diğeri "olur mu ya metroda mangal yakılır mı?" der... Diğeri: - "Bu toplum hiçbir şeye tepki göstermez. Bak sana bunu bir örnekle kanıtlayacağım, şimdi gidip şu "Sigara İçilmez" tabelasının altında durup bir sigara yakacağım, ve kimse bir tepki göstermeyecek..." Diğeri panik bir şekilde atılır: - "Sen ne diyosun oğlum! Geçende birisi şu tabelanın altında bir sigara içmeye kalktı da oracıkta s..tiler adamı

 

 
    Bilimsel fıkralar
  Erotik fıkralar

 
Karadeniz fıkraları
  Asker fıkraları

  Kayserili fıkraları

  Temel fıkraları
  Sarışın fıkraları
  Deli fıkraları 1

  Deli fıkraları 2

  Adamın biri fıkraları

  Karışık fıkralar 1

  Karışık fıkralar 2

  Karışık fıkralar 3

  Karışık fıkralar 4
 
 

Anasayfa

 
 chat chat kanalları sohbet kanalları MuhabbeT