Bir gün padişah bir tellalile bir duyru
yaptırı. duyuru şöyledir :padişahın atını
önce güldüre sonra ağlatana tam 1ooo altın
verilecek der. bunu duyanlar gider
saraya... bir kaç kişi dener bazıları
güldürür bazıları ise ağlatmyı başarırı
sonra sıra nam-ikemal e gelir atın
kulağına bişeyler söyle sonra at başlar
gülemye sonra bişeyler yapar ve atı
ağlatır padişah merak eder ne yaptın der o
da derki "at benim *ikim seninkinden büyük
dedeim atta güldü sonra çıkartıp
gösterince ağlamaya başladı " demiş:D
Padişah'birgün vezirini çağırır ve derki
yeni bir kural çıkaralım adı vergi olsun
herkesten alınacak bakalım halk
ayaklanacakmı ve halk toplanır vezir
vergiyi sunar halk dagılır bir hafta sonra
padişah vezire sorar halk ayaklandımı diye
vezir kimseden ses çıkmıyor padişah 'ın
aklına bir fikir gelir ve derki vezir
köprüden hergeçeni becerin demiş ve bir
hafta sonra padişah sosar nasıl halk
ayaklan dı mı vezir kimseden ses çıkmıyor
padişahım padişah o zaman gideni de
gelenide becerin der ve aradan iki(2)hafta
geçer padişah sorar vezire halk
ayaklandımı diye vezir hayır der ve
padişah sinirlenir bütün halkı toplar
meydan da derki ya ben vergi çıkardım
kimse ayaklan madı içlerinden biri derki
padişahım sabahları köprünün başında bir
adam varya padişah hah ne olmuş o adama ya
demiş sabahları bizi becerirken sıra
oluyor ve işe geç kalıyoruz yanına birini
daha koyabilirmisiniz!!!
Temel karısı Fadime ye:bana bir şort dik
demiş. Fadime temel e şeker çuvalından
güzel bir şort dikmiş. Temel arkadaşı
Dursun ile plaj a gider şort unu giyer
fakat temeli gören gülüyormuş.Temel artık
dayanamamış ve Arkadaşı Dursun a sorar:
'neden herkes bana gülüyor'Dursun derki
niye gülecekler,şortunun arkasında turhal
şeker fabrikası,önünde net 50 kg
yazıyor.der
Evli bir çiftin cocukları olmuş.adam,yeni
doğan çocuğuna bakarak karısına demiş ki;
hayatım bu cocuk kime benziyor.birtürlü
kimseye benzetemedim... kadın kocasına
dönmüs şöyle demiş; boşver,sen tanımazsın
Temel kendini mastürbasyona kaptırınca
babası onu evlendirmiş.Bir gün temel'in
evine gitmişler.Kapıyı karısı
açmış.Temel'in evde olup olmadığını
sormuş.Evdeymiş,merdiven
altındaymış.Babası gitmiş ki ne
görsüüüüüün,Temel mastürbasyon yapıyor. -Evlendun,yine
mi çendi çendinemi yapaysun oni, diye
sormuş babası. -Fadime'nin kolu yorulmuştu
da ,demiş Temel...
İskoç gencin birisi, evlendigi günün
ertesi Amerika'ya çalismaya gider. 2 sene
sonra vatanindan eline bir telgraf gelir:
"Karin öldü stop. Acele gel stop." iskoç
atlar ilk uçaga ve memleketine döner.
Haniminin basucuna gider ve baslar
yakarmaya. Kiraz dudaklarina doyamadim,
elma gögüslerine doyamadim derken sehvete
gelir ve ölü hanimini becerir. is buya
hanimi birden canlanir. Bir kaç gün daha
memleketinde kalan iskoç tekrar Amerikaya
döner. Aradan bir iki yil daha geçtikten
sonra, eline bir telgraf daha geçer: "Amcanin
oglu öldü stop. Gelmene gerek yok stop.
Bütün köy bir haftadir ugrasiyoruz stop.
Sarisinin biri denizasiri ulkedeki
annesine telefon etmek için postaneye
gitmis. Gisedeki memur göorusmenin 30
milyon tutacagini soyleyince sarisin
itiraz etmis: "Iyi de benim o kadar param
yok, ama annemle gorusmek için her seyi
yaparim" Memur bir kasini kaldirmis
(tahmin edebileceginiz gibi). "Her seyi
mi?" diye sormus. "Evet, evet, her seyi"
diye cevaplamis sarisin. Adam yandaki
odaya yonelirken "beni takip et" demis.
Sarisin denileni yapmis ve adami takip
etmis. "Iceri gel ve kapiyi kapa" demis
memur. Kadin denileni yapmis. "Dizlerinin
uzerine cok". Kadin cokmus. "Simdi
fermuarimi ac". Kadinyapmis. " Haydi
basla, onu disari cikar". Kadin uzanmis ve
onu iki eliyle tutmus.. sonra durmus. Adam
gozlerini kapamis ve fisildamis " Eee,
haydi baslasana". Sarisin yavas yavas
agzini yaklastirmis ve dudaklarini
aralayarak konusmaya baslamis.. "Anne,
beni duyuyor musun?"
Yatili bir okulda ögrenciler her hafta
sonu carsi izinlerinde kiza
gider,döndüklerinde ise carsiya hic
cikmayan bir arkadaslari vardir onunla
dalga gecerler. nasil bu haftada birsey
yok degil mi? sende hic is yok oglum
diyerekten. artik bu gencin de canina tak
eder ve karar verir ertesi hafta carsiya
cikar.ilk tanitigi bayanada sorar! benimle
yatarmisin? kadinda oralidir fakat isi
vardir ve bir sonraki haftayi önerir.
eleman kabul eder ve adres almaya
baslarlar. cocuk der ki! ben asagidaki
kasabadaki filanca yatili okuldayim kadin
sasirir subesini sorar ve ardindanda hadi
ya benim oglum da o subede der ve gider.
elemanda okula geri döner ve yataginda
sessiz sakin oturur. arkadaslari gelir ve
dalga gecmeye baslarlar ne o oglum bu
haftada mi is yok? cocuk patlar artik - bu
hafta is yok ama haftaya kesin icinizden
birinin anasini s.kecem…
Kadin kocasi isteyken sevgilisini eve
cagiriyor, ikisi yatakta zevk dolusaatler
gecirirken birden kapi caliyor bi de
bakiyolar KOCASI EVE ERKEN GELMIIIIIS!!!...
Kadin panik icinde: "Allahim bu nerden
cikti simdi!!!Cabuk al topla kiyafetlerini,
camdan atla kaybol!!" Adam pencereden
asagi bir bakiyor: "Hayir atlayamam deli
misin nasil yagmur yagiyor gormuyor
musun!!!" Kadin deli gibi kosturuyor:
"Kocam bizi burda yakalarsa ikimizi de
öldürür atlamak zorundasin hadi cabuk
cabuk!!!!" Boylece adam caresiz,kiyafetlerini
kaptigi gibi camdan atliyor.. ayaga kalkip
bir de etrafa bakiyor ki bir maratonun tam
ortasina dalmis....bozuntuya vermeden
yariscilarla kosmaya baslamis.....tabi
cirilciplak ve pantolonu gomlegi elinde
kosan bitek kendisi oldugu icin dikkat
cekiyor ... Kosuculardan biri soruyor
kendisine: "Siz hep ciplak mi kosarsiniz?"
"Ah evet evet...rüzgarin ciplak tenime
degmesi kadar guzel bi duygu yok" "Ama
ciplak kosarken de hep kiyafetlerinizi
elinizde mi tasirsiniz?" "Yaaa öyle...kosu
bitince arabama biner giyinir eve giderim
diye" "Gercekten cok ilginc....peki
kosarken hep prezervatif de takar
misiniz?" "Aaa..seyy.. sadece yagmur
yagdigi zaman
Temel çok büyük bi bankanın yanında sucuk
satmakla geçimini sağlar .birgün temelin
bi arekadaşı temelden borç istemeye
gelir.temele : -ula temel acil bi işim
çıktı.bana bi 5 mark borç verebilur musun
der. temel de ona -hayır kusura bakma
veremem der. arkadaşı buna çok şaşırır.ve
nedenini sorar.temel de -bankayla bi
antlaşma yaptım der. arkadaşı bu
antlaşmanın ne olduğunu sorar. temel de:
-ben hiç kimseye borç vermiyeceğum onlar
da sucuk satmayacaklar der
Neredeyse dumduz denecek kadar kucuk
gögüslü bir kadin,eninde sonunda kendine
bir sutyen almaya karar vermis ve bir ic
camasiri magazasina girmis.. Satici kiza
sormus : - 50 beden sutyeniniz var mi ?
Tezgahtar kiz kahkahalarla gulmeye
baslamis ve kadin buyuk bir hayalkirikligi
icinde baska bir magazanin yolunu tutmus..
Yine ayni sekilde asagilanarak reddedilmis..
Kadinin morali o kadar bozulmus ki,son kez
ve butun cesaretini toplayarak bir
grosmarket'in kapisindan iceri girmis ve
onune cikan ilk gorevlinin karsisinda
bluzunu yirtarak : - BUNLARA IYI BAKIN!!
BUNLAR ICIN BIRSEYINIZ VAR MI!!! diye
bagirmis... Adam bir gorduklerine bir
kadina bakmis ve cevap vermis :
- Hanimefendi, sivilceler için
ürünlerimmiz 4. reyonda....
Yasli kadin, pazar donusu, kocasini,
pencere onunde, pantolonunu indirmis
vaziyette gorur. Sasirir ve sorar, -Ne
yapiyorsun oyle ? -Dun, hani hava biraz
serindi ya, pencere onunde oturdugum için,
boynum tutuldu, kazik gibi oldu. Hani
diyordum ki, bugun de hava serin, belki
...
Adamin biri bir bankaya girmis ve
bankadaki gorevli kadina ".mina kodumun
bankasinda boktan bir hesap actirmak
istiyorum " demis. Kadin bir anda boyle
bir laf beklemedigi icin sasirmis ve
afallamis... "Afedersiniz anlayamadim
tekrar eder misiniz ?" demis. Bunun
uzerine adam ".mina kodumun bankasinda
boktan bir hesap actirmak istiyorum" demis
tekrar kadin cok bozulmus ve " Aman
beyfendi sozlerinize dikkat edin lutfen ve
lutfen ne istediginizi kibarca soyleyin "
demis.Neyse adam da hicbir degisme yok
ayni lafi tekrar tekrar soylemis...En
sonunda bankodaki kadin dayanamamis ve
"Ben sizi mudurumun yanina gotureyim
derdinizi ona anlatin" demis. Mudurun
yanina gitmisler adam gene ayni sekilde
mudure istegini iletmis. Mudur "Beyfendi
elemanim son derece hakli bu sekilde
konusursaniz korkarim size yardimci
olamayacagim, lutfen bu sekilde
konusmanizin nedenini anlatir misiniz?"
demis. Bunun uzerine adam "Azina sictimin
sayisal lotosundan en buyuk ikramiye bana
cikti ve bunu .mina kodumun bankasinda
boktan bir hesap actirarak degerlendirmek
istiyorum" demis... Bu lafi duyan mudur
eliyle bankodaki bayani isaret ederek
yuksek sesle adama " VE BU O.OSPU SIZE
YARDIMCI OLMUYOR HAA...? "
Ünlü diş hekimi sam ve eşi 50.evlilik
yıldönümlerni kutluyorlardı.Sam birden
eşine bir soru sordu : 'Sevgilim,bu elli
yıl içinde beni hiç aldattın mı?' 'O
nerden cıktı?' diye sinirlendi eşi 'cevabı
öğrenmek istemezsin herhalde'dedi.
'isterim' dedi Sam. 'lutfen anlat' 'Madem
öğrenmek istiyorsun evet seni üç kez
aldattım' dıye cevap verir eşi 'Kimlerdi
bunlar'diye sordu Sam.ilki diye anlatmaya
başladı eşi 'Hani sen 30 yaşındaydın ve
kendi kliniğni kurmak istiyordun da hiçbir
banka sana kredi açmıyordu.Sonra bir banka
müdürü eve geldi;hiçbir şey sormadan tüm
kağıtları imzaladı ve sen en modern
aletlerle kliniğini açmıştın.' Oooov
canım.Benim için kendini feda ettin
haaaaaa... Benim sevgili karıcığım.'dedı
Sam. 'Peki ikincisi?'diye sorar Sam. Hani
50 yaşında kalp krizi geçirmiştin ya,kritik
bir bypas ameliyatı olman gerekıyordu,
hiçbir doktor o cesareti gösteremiyordu.Heran
ölebilirdin.Dr.Halery onca yoldan kalktı
geldi,ameliyatını yaptı.Sen hayata
döndün.'dedi eşi. Ah benim sevgili
karım.Hayatımı kurtarmak için kendini bir
kez daha feda ettin,öyle mi?Peki üçüncü
aldatışın? 'Hatırlıyormusun,yıllar önce
diş hekimleri odası başkanı olmak
istemiştin de 247 OYUN EKSİKTİ......'
Temel bir kurt köpeği almış ve mükemmel
eğitmiş.Adı Coni'ymiş.Coni,Temel'in her
söylediğini anlayabiliyormuş.Hatta
telefona bile bakabiliyormuş.Telefon
çaldığında patisiyle handsfree tuşuna
basıyor ve Temel'in söylediklerini
yanıtlıyormuş.
Temel bir gün evi aramış.Coni açmış
telefonu...
-Ula Coni sen musun? -HAV
-Fadime evde mu? -HAV
-Başka kimse var midur? -HAV >
-Ula kaç kişi vardur? -HAV HAV
-Ne yapiyiler -EHE EHE EHE -Ula ne
zamanndan beri yapiyiler -AUUUUUUUUUUUUU
Kadinin biri petshop'a gidip bir muhabbet
kusu almak istemis..ordan bir tane erkek
kusu gozune kestirmis..adama sormus: "Bu
simdi erkek olduguna gore kesin konusur
degil mi?" "Tabiii efendim..hem de harika
bir secim yaptiniz, bu oyle cinstir >ki 2
haftaya kalmaz karsilikli sohbet bile
edersiniz" Kadinin cok hosuna gitmis,kusu
alip eve goturmus...... 2 hafta sonra
kadin yine dukkana gelmis: "Bu kus tek
kelime etmedi!!" "Imkani yok hanimefendi
salincagina cikip sallana sallana gayet
guzel konusuyor olmali" "Iyi de siz
salincak vermediniz ki bana?" Boylece adam
kadina bir salincak satmis, kadin eve
donmus.... 2 hafta sonra kadin yine
dukkanda: "Bakin beyefendi 4 hafta gecti
bu hayvandan hala ses cikmiyor!!!" "Gercekten
anlamiyorum.... merdivenine cikip oynarken
konusuyor olmasi gerekirdi!!!" "Merdiven
mi? Bunun merdiveni yok ki?" Ve adam gule
oynaya kadina bir de merdiven satmis.......
kadin yine evine donmus... 2 hafta sonra:
"Beyefendi bir bucuk ay oldu ve bu kustan
hala tek bir kelime duyamadim, olmayacak
bu is galiba!!" "Bakin hanimefendicigim
ben bunlardan onlarca sattim biliyorum
merdivenine cikip ordan salincagina
konarlar ve aynada kendilerini seyrederken
bicir bicir konusurlar" "Ayna
mi..................." Ve adam o gun de
bir ayna satmis olmanin mutluluguyla
kadini evine gondermis...
2 hafta sonra petshop'un kapisi acilmis,kadin
iceri girmis....elinde kafes,kafesin
icinde
merdiven,salincak,ayna ve bacaklarini
havaya dikmis olu muhabbet kusu.... "BENI
KAZIKLADINIZ!!! ISTE KONUSMAYAN KUSUNUZ VE
YANINDA BANA KAKALADIGINIZ IVIR
ZIVIRLAR!!!" Adam cok sasirmis.... "Hanimefendi
bu ilk defa basima geliyor
inanamiyorum tek kelime etmedimi bu
hayvan??????" "Valla olmeden once tek bir
cumle soyledi" "Ne dedi??????????" "O
DUKKANDA KUS YEMI SATMAZLAR MI?"
Eski bir devirde ingiliz, Fransiz ve Turk
arkadaslar haremin camindan iceriyi
gozetlerken yakalanmislar. Olayi ogrenen
Padisah cok sinirlenerek hepsinin
meslegine gore hadim edilmesine karar
vermis. ingilize meslegini sormuslar;
-Terziyim... -Kesin makasla, Fransiza
sormuslar; -Oduncuyum... -Kesin baltayla,
Bu sirada Turk gulmekten katiliyormus.
Merakla sormuslar; -Ya neden guluyorsun,
biraz sonra hadim olacaksin... -Ben
dondurmaciyim, yalaya yalaya nasil
bitireceksiniz onu merak ediyorum...
Iki kadin dertlesiyormus. - Sorma hayatim
demis biri, basima oyle bir felaket geldi
ki, anlatilir gibi degil. - Hayrola, ne
oldu?.. - Kocam yuzde 100 iktidar kaybina
ugradi. Seks hayatim tamamen sona erdi.
Lafi oteki kadin almis; - Guzelim demis,
sen gene de haline sukret!. Ya benim
durumum?. Benimki yuzde 300 iktidar
kaybina ugradi! -Yuzde 300-lafini duyan
birinci kadin itiraz etmis: -Hic oyle sey
olur mu ayol? Yuzde 100 kaybi anlarim da,
yuzde 300 kayip nasil olur? ikinci kadin
anlatmis: -Benimki gecen gun merdivenden
iniyordu. Birden ayagi kaydi yere dustu.
Hem parmagini kirdi, hem dilini isirdi!!"
Temel turist olarak Amerikaya gitmiş.
Aradan bayağı bir zaman geçmiş ve Temel'in
parası tükenmiş. Açlığa fazla
dayanamayacağını anlayan Temel sonunda
dayakta olsa, bulaşık yıkamakta olsa yemek
yemeye karar vermiş.Sağına bakmış lüks bir
lokanta, soluna bakmış normal bir lokanta.
Ulan demiş normal lokantada dayak yiyip
bulaşık yıkıyacağım lüks lokantadada demiş
ve bari yediğim dayağa değecek bir yemek
olsun diyerek lüks lokantaya girmiş.
İçerideki herkesin top sakallı olması
ilgisini çekmiş ve yemeğini yemeye
başlamış. Yan masada yemek yiyen adam
kalkmış ve kapıya doğru yürümeye başlamış.
Kasada görevli olan adam beyefendi hesap
demiş adamda top sakalını kaşıyarak
görmüyormusun AJAN demiş ve çıkmış. Bu bir
iki üç derken Temel'in kafa hemen çalışmış
ve yemegini yedikten sonra kapıya doğru
yönelmiş. Kasadaki adamda beyefendi hesap
demiş Temel'de görmüyormusun AJANIM demiş.
Nasıl AJANSINIZ demiş ve Temel sağına
soluna bakarak fermuarını indirerek GİZLİ
AJAN demiş.......
Genç rahibelerden biri kosarak gelir ve
basrahibenin önünde diz çökerek; "Degerli
hemsire, sormayin basima neler geldi ..."
"Neler geldi kizim ????" "Arka bahçede
çiçek topluyordum, nerden geldi bahçivanin
oglu ortaya çikti ve maalesef bana,,,,,
"Tecavüz mü etti ?" "Evet..." "Himmmm,
peki kizim sen simdi git, mutfaktan bir
limon al, kes ve suyunu iç.." "Aaa, limon
hamileligi önler mi ???" "Hamileligi
önlemez de, en azindan siritmani
engeller..."
Pilot , teknisyen ve bir hostesin
bulunduğu uçak afrikada yakalanan iri ve
vahşi bir aslan,ı amerikan hayvanat
bahçesine teslim etmek üzere havalanmış.
uçağın havalanmasından sonra nasıl olduysa
aslan kafesten çıkmış ve pilot kabinine
girerek pilota seni parçalayacağım demiş
pilot önce korkmuş ama çabucak toparlanıp
aslana beni parçalarsan uçak düşer sende
ölürsün demiş, aslan düşünmüş doğru
söylüyor diyerek teknisyenin bulunduğu
bölüme yönelmiş ve pilota söylediği gibi
seni parçalayacağım demiş onada teknisyen;
uçak arıza yaparsa benden başkası tamir
edemez uçak düşer sende ölürsün deyince
hostese yönelmiş ve aynı şeyi onada
söylemiş ama hostesin cevabı okkalı olmuş
" az önce gördüğün pilot ve teknisyen beni
hergün s.k.y.r eğer beni parçalarsan
onlarda benim yerime hergün seni s.k.r.
4 rahibe ölmüs ve cennet cehennem
sinirinda sorgulamaya alinmislar.
Sorgulama melegi demis ' simdi herkes
sirayla dunyadayken isledigi en buyuk
günahi anlatsin.sakin atmayin tespit
ederiz. 1. rahibe ben hayattayken bir kere
penise dokunmustum parmagimin ucuyla demis
melek hangi parmaginla diyince sag elinin
isaret parmaginigostermis. melek: tamam
yavrum simdi git ve gunahi isledigin o
parmagi yan taraftaki kutsal suya sokarak
arin gunahlarindan demis 2. rahibe ben
hayattayken bir kere penisi tutmustum
melek: hangi elinle sag elini kaldirmis
2.rahibe, melek de ona gidip o elini
yandaki kutsal suya sokarak gunahlarindan
arinmasini ogutlemis. bu sirada 3.
rahibeyle 4. rahibe aralarinda
fisildasiyolarmis.sonra aniden yer
degistirmisler.sorgulama melegi bunu
farkederek: ' bi dakka n oluyo, siz niye
yer degistirdiniz ' diye sorunca daha once
4. sirada olup 3. siradakiyle yer
degistiren rahibe: ' izin verirseniz,
arkadas kutsal suya g.tünü sokmadan ben bi
agzimi calkalayip çikiym efendim
Adamın biri birgün felç olan bir
arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında
felçli arkadaşı adama "terliklerim
yukarıda kalmış onları bana getirirmisin
lütfen" diye rica etmiş. Adam yukarı
çıkmış, bir de ne görsün! Felçli
arkadaşının afet gibi iki kızı varmış.
Hemen pratik zekasını çalıştırarak
"Babanız beni sizinle yatmak için
gönderdi" demiş. Kızlar "Nasıl olur!
İmkanı yok demişler!" Adam "inanmıyorsanız
soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş:
"IKİSİNİDE Mİİİİ!". Felçli adam bağırmış:
"İKİSİNİDE! İKİSİNİDEEEE!"
YAĞMA YOK
Genç nişanlılar ertesi gün evleniyorlardı.
Erkek: "Sevgilim, sabrım tükendi. Ne olur
odama gel. Nasıl olsa yarın evleneceğiz."
Kız öfkeyle yanıt verdi: "Yağma yok öyle.
Her seferinde böyle kandırdılar. Bir daha
çürük tahtaya basmam."
KAYKAY
Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu
meleği birincisine sorar, "Seni cennete
yollamadan önce sana bir sorum var: Karına
karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar;
"Evet, asla bir başka kadına bakmadım."
Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u
görüyor musun? O senindir. Cennetteyken
kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci
adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı
alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu
ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu
yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu
meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor
musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.."
der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç
aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der;
"itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza
asıldım ve her fırsatta onlarla yattım,
birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu
meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir
adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor
musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun
üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına
atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç
hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte
gezerlerken barın önünde birinci adamın
Rolls-Royce'unu görürler. Bara
girdiklerinde adamın perişan bir halde,
etrafındaki boş şişelerin arasında salya
sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy!
ne oldu sana?" der ikinci adam,
"Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var,
hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?"
"Bugün karımı gördüm!" der birinci adam.
Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki
derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini
çekerek konuşur, "Kaykay'la
dolaşıyordu..."
SİYAH HAVYAR
Genç kız arkadaşına anlatıyordu. "Dün
akşam çıktığım adam kelimenin tam anlamı
ile kültürlü bir beyefendi. Adam yüksek
sınıftan..." "Nereden anladın?" "Arabaya
bindik... Kentin dışına doğru gitmeye
başladık. Yol tenhalaşınca elini
dizlerimin arasına uzattı. Sonra yukarı
doğru çıkmaya başladı... Çıktı çıktı..."
"Bunun nesi kültürlü? Erkeklerin hepsi
böyle değil mi? Adi herif..." "Dur
patlama. Sonra elini çekti. Parmağını
burnuna yaklaştırdı ve 'Siyah havyar gibi
koktuğumu' söyledi."
HANGİSİ
Adamın biri iş müracaatına gitmiş. Bir
grubun önünde görüşmeye almışlar. "Şimdi
sana bazı sorularımız olacak bakalım
bilebilecek misin?" demişler; adam da
"sorun" demiş. "Yolcu taşır, karayolunda
gider, şoför kullanır bil bakalım bu
nedir?" Adam düşünmüş ve "yolcu otobüsü"
demiş. "Tamam doğru ama hangi marka,
Mercedes var, Mitsubishi var di mi?
Bilemedin ama sana bir şans daha
vereceğiz" demişler. "Söyle bakalım havada
yolcu taşır, pilot kullanır bu nedir?"
Adam hemen cevaplamış "yolcu uçağı";
"Tamam ama" demişler "Boeing var, Airbus
var di mi hangisi?" Bunu da bilemedin
deyip iş görüşmesini bitirip adamı
gönderirlerken, adam dönmüş demiş ki "Bir
soru da ben sorabilir miyim?" "Tabi buyur
sor bu en doğal hakkın" demişler.
"Kadınların iki bacağı arasında bulunur,
üremeye yarar nedir bu?" demiş. Hemen
herkes o malum kelimeyi söylemiş; adam
"tamam bildiniz ama ananınki var ebeninki
var di mi hangisi?..."
KURŞUN
Bir gün hamile bir kadın mağazada
alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve
vurulur. Hemen hastaneye kaldırırlar.
Doktor ameliyat sonrası kadına:
"Hanımefendi hayati tehlikeyi atlattınız.
Ancak iki kursunu çıkaramadık. Bunlardan
biri doğacak olan kız çocuğunuza diğeri
ise erkek çocuğunuza isabet etmiş. Şimdi
çıkarırsak ölürler. Ancak üzülmeyin
ileride bu kurşunları vücutlarından
atarlar. Kadın doğum yapmış. Çocuklar
sağlıklı. Aradan yıllar geçmiş. Kız çocuğu
bir gün bahçede oynarken "Anne anne çabuk
gel" diye bağırmış. Annesi telaş içinde
"Ne oldu kızım?" diye kosmuş. "Bak anne
vücudumdan bir demir parçası çıktı. Kadın
sevinmiş: "Telaşlanma. Doktor amcan
demişti. Bak kurşunu vücudundan attın.
Bundan birkaç gün sonra bu kez erkek çocuk
bağırmış. "Anne anne çabuk gel!" Kadın
yine telaşla koşmuş: "Ne oldu oğlum?",
"anne, mastürbasyon yaparken kediyi
vurdum!"
HAVA DURUMU
Adamın biri bayağı günah işlemiş.Bir
papaza günah çıkartmaya gitmiş. "Papaz
efendi ben çok günah işledim. Mesela dün
komşunun küçük kızı geldi. Yağmur yağdı
şimşek çaktı ben bir günah işledim."
"Allah affeder oğlum".. "Önceki gün de
büyük kızı geldi. Yağmur yağdı şimşek
çaktı ben bir günah işledim." "Allah
affeder oğlum".. "Daha önceki gün de
komşumun karısı geldi. Yağmur yağdı şimşek
çaktı ben bir günah işledim." Tamam oğlum
Allah affeder affeder de, sen yavaş yavaş
gitsen. Hava da bozmaya başladı zaten.
DELİK
Bu dünyada iki samimi arkadaş varmış.
Bunların dünya görüşleri birbirlerine
tersmiş. Biri, namazında niyazında, dünya
malında gözü olmadan, içki içmeden, karı
kızla yatmadan camiden çıkmaz, öteki ise
onun yapmadığı her şeyi yapar yaptıklarını
yapmazmış. Derken sefahat düşkünü erkenden
ölmüş. Aradan yıllar geçtikten sonra sofu
olan da ölmüş. Sofu dogrudan cennete
gitmiş. Ağaçlar altında yatıyor yiyor
içiyormuş. Aklına arkadaşı gelmiş.
Meleklere sormuş cehennemde oldugunu
isterse ziyaret edebileceğini söylemişler
Bu da kalkmıs arkadaşını ziyarete gitmiş.
Bir de ne görsün arkadaşının elinde nadide
Fransız şarabı, koynunda cennette bile
bulunmayacak derecede güzel bir kadın.
Sofu hayretle "Bu nasıl iş? Sen dünyada da
sefa sürdün burda da sürüyorsun. Nerede
Allah'ın adaleti?" diye sormuş. Arkadaşı
derin bir ah cekerek "bu benim için büyük
işkence" diye yanıtlamis. Sofu yeniden "bu
nasıl işkence?" diye sormus. "Sorma.."
demiş arkadaşı "bu şişeyi görüyor musun?
Bunun dibi delik"; "Ya o güzel kadın?"
diye atılmış Sofu. Cehennemdeki arkadaşı
iç çekerek "Ah, ahhh, Onun da dibinde
delik yok" demiş
SU YATAĞI
Durulmaya yüz tutmuş seks hayatlarını
yeniden canlandırmakta, suyla doldurulan
yatakların birebir olduğunu duymuştu
adam... "Yatağımıza uzandınız mı,
fırtınaya yakalandınız demektir."
deniliyordu su yataklarının
reklamlarında... Hemen bir tane aldı. İki
gün sonra da, sevinçle kendisi gibi orta
yaşlı bir arkadaşının yanına koştu. "Bu su
yatakları bir harika azizim." diye
haykırdı. "İki gecedir yaşadığımız
fırtınalı seksi, son iki yıldır
yaşamamıştık. Sen de bir tane alsana.."
Acı acı güldü arkadaşı... "Marifet yatakta
değil, senin karıda olsa gerek." dedi.
"İki yıl önce aldığım yatak hala Ölü Deniz
gibi..."
AMERİKA
Temel ve Dursun bir gün ellerinde sazla
Amerikaya giderler. Bayağı dolaştıktan
sonra yorulurlar ve uyurlar. Sabah
kalktıklarında etraflarında bir sürü
kızılderili görürler, çok korkarlar..
Temel Dursun'a "Dur bunlar hayatta saz
görmemiştir, bi saz çalayım da kaçsınlar"
der. Temel'in sazı çalmasıyla
kızılderililer hızla kaçarlar. Dursun "vaay
sen bunları sadece bir sazla kaçırdın... o
zaman buranın adı TEKSAZ olsun" der.
Ertesi gün uyurlar; uyandıklarında gene
karşılarında kızılderilileri görürler. Bu
sefer Temel "dur başka bi yöntemim var"
der ve güçlü bir sesle osurur. Ve adamlar
kaçmaya başlarlar. Dursun da "mademki
adamları osurup ta kaçırttın buranın adı
LAZVEGAZ olsun" der. Ertesi gün
dolaştıktan sonra tekrar uyurlar; sabah
kalktıklarında etraflarında gene
kızılderilileri görürler. Bu sefer Dursun
"bi de ben saz çalayım de korkup
kaçsınlar" der. Dursun sazı çalar ama
kızılderililer korkmaz ve sazı Dursun'un ?ötüne
sokarlar. Temel de "ehe...bu sazı senin ?ötüne
soktular o zaman buranın adı ARKANSAZ
olsun." der
TAK FİŞİ
Adam iş dönüşü evine geldiğinde karısını
yatakta çırılçıplak uyurken gördü. Adamın
cinsel arzuları bir anda uyandı. Yanına
uzanıp göğüslerinin uçlarıyla oynamaya
başladı. Kadın, uykulu bir sesle:
"Kocacığım, ne yapıyorsun?" dedi. Adam:
"Karıcığım, kısa dalgadan Çukurova
radyosunu arıyorum." Kadın: "Kocacığım,
fişi takmazsan radyo çalışır mı?"
NE O İ..
Hollywood'da bir parti veriliyor,güzel bir
evde. Partinin sahibi partiye heyecan ve
değişim katmak için mikrofonu eline alıp
başlıyor: -Arkadaşlar akvaryumdaki iki
piranayı bu havuza atacağım. Havuza
atlayıp karşıya çıkan arkadaş şu
gördüğünüz sarışınla sabaha kadar
eğlenebilir. Kimsede ses seda yok. -Bu
esmeri de sunuyoruz. Yine kimsede ses yok.
-Bu kumral bayanı da hadiye ediyoruz. Yine
ses yok. -Bu i... de veriyoruz. Slaaaaaşş!...
Adamın biri suda hızla yüzüyor ve karşıya
geçiyor. Tekrar koşup havuzun öbür
kenarına geliyor: -Nerede o i...?
-Beyefendi o havuzun karşısında.. Adam
şaşkın şaşkın: - O değil, Beni havuza iten
i... nerede?
YAKINDAN GÖREYİM
Sarışın bomba partinin en önemli kişisi
oluverdi birden. Hemen tüm erkekler
etrafına toplanıverdiler. Köşede bir kadın
kocasının kulağına fısıldadı:
"Anlamıyorum, erkekler onda ne
buluyorlar?" "Ben de..." dedi adam. "Gidip
bir yakından bakayım."
SULTANIN GÖĞÜSLERİ
Ahmet sarayın hizmetkarlarından biri..
Yıllardır Kraliçeyi görür ve onun
göğüslerine hayran olurmuş.. Artık bir
saplantı halini almış Kraliçenin
göğüslerine dokunmak.. Tüm cesaretini
toplayıp haremağasına açılmış.. - "Bana
sultanın göğüslerini koklat. Ömür boyu
biriktirdiğim bin altın senin" demiş.
Harem ağasının aklı yatmış bu karlı işe.
Kenar mahallelerde tanıdığı bir simyacı -
büyücü karışımı bir kadın varmış. Ona
gidip bir losyon hazırlatmış ve bu
losyonu, sultanın o gün banyodan sonra
giyeceği korsaya iyice sürmüş. Sultan
çıplak tenine korsayı takınca, losyon
etkisini hemen göstermiş. Göğüsleri yangın
yeri gibi yanmaya başlamış. Saray
doktorları merhemlerle, ilaçlarla çare
bulamamışlar. Sultan acıdan, kaşıntıdan,
yanmadan ölecek. Harem ağası ortaya çıkmış
ve padişaha "Saray hizmetkarlarından
Ahmet, derdinize derman olabilir. Onun
salyası, herşeye iyi geliyor. Tek çare,
Ahmed'in dili. Kraliçemizi ancak o
kurtarır, eğer siz izin verirseniz" demiş.
Padişah çaresiz çağırmış Ahmet'i hareme.
Ahmet bir saate yakın sultanla yalnız
kalıp muradına ermiş. Ne var ki söz
verdiği halde 1000 altını harem ağasına
vermeye yanaşmamış. "Bu olayı açıklarsan
ikimizin de kellesi gider. Bunu göze
alamazsın. Hadi bakalım, çek arabanı"
demiş, haremağasına. Çok kızmış harem
ağası.. Öyle kızmış ki.. Ertesi gün aynı
yakıcı losyonu padişahın, banyodan sonra
giyeceği donuna iki kat sürmüş...
YÜZ MARK
Üç fahişe, o gün başlarından geçenleri
anlatıyorlar. Birincisi, "Mercedes'e bir
girip çıktım, üçyüz mark aldım." İkincisi,
"Bir Volkswagen'e girip çıktım, yüz mark
kazandım." Üçüncüsü, "Beni de motosiklete
bindirip yapı yeri barakasına götürdüler.
Sırtıma tahta kıymıklar battı. Parayı da
perşembeye verecekler."
BEDAVA SEX
Benzin istasyonunun önünde bir afiş:
"Depoyu dolduran lotaryada tutturursa
bedava seks kazanıyor." İki kafadar
benzinciye "Doldur depoyu" der, sonra
bedava seks için lotaryaya talip olur...
Benzinci sorar: - "Kafamdan bir sayı
tuttum, bilirseniz bedava seks..." "Üç"
derler... Benzinci, "Bilemediniz, ben beş
tutmuştum." Bir hafta sonra iki kafadar
yine gelir, depo yine doldurulur, yine
lotarya... Bizimkiler "Yedi" der. Benzinci
"Olmadı, ben altı tutmuştum". Üç gün sora
yine depoyu doldururlar, yine lotarya... "Iki"
derler, benzinci "Bir" der. Kafadarlardan
biri arkadaşına açılır: "Yahu bu bizi
kandırıyor galiba, hep başka rakam
söylüyor. Hile yapmasın?" Diğeri cevap
verir: "Yok canım kızkardeşim arka arkaya
iki kere kazandı."
AVCI MISIN?
Avcımız avlanmaya çıkar dağa tepeye.. Bir
bakar ki bir ayı karşısında.. Çeker
tüfeğini ateşler ama tüfek tutukluk
yapar.. Napsın, kaçmaya başlar, ayı da
peşinde.. Ayı yakalar bunu, bir güzel
becerir.. Avcımız hırs yapar, öldürecektir
illa ki bu ayıyı.. Bir müddet sonra bir
daha görür ayıyı, çeker tüfeği, basar
tetiği yine tutukluk yapar; bizimki kaçar,
ayı peşinde, yakalar ayı bunu, bir daha
becerir.. Avcımız iyice hırslanmıştır illa
ki vuracaktır ayıyı.. Takılır ayının
peşine, görür, çeker tüfeği basar tetiğe
yine tutukluk yapar, ayı bunu bir daha
yakalar bir daha becerir.. Bu olay gün
boyunca tekrarlanır.. Artık avcının
dayanacak gücü kalmamıştir, hayat meselesi
olmuştur bu, son bir defa daha bakar ayı
karşısında.. Çeker tüfeği basar tetiğe ve
tüfek yine tutukluk yapar.. Ayı yakalar
bunu ve der ki: - "Ya kardeşim avcı mısın,
i*ne misin?"
SCANNER
Komutan emir erini çağırmış: - "Bana çabuk
bir lazer yazıcı bul getir." - "Emredersin
komutanım." Bir saat sonra emir eri
yanında başka bir er ile gelmiş. - "Lazer
yazıcıyı getirdim komutanım." - "Hani
nerde lan?" - "Komutanım bu arkadaş laz
bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır!" -
"Ulan iyi ki, scanner istememişiz be!"
GENERALİN JİPİ
Komutan karargah garajına telefon açar: -
"Zırrr Zarrr..." - "Aluuu" - "Şu anda
garajda kaç tane araç var?" - "Şu anda
i*ne generalin jipinden başka bi poh yok!"
- "Ulan sen kiminle konuştuğunu biliyor
musun? Ben o generalim!" - "Yaa öyle mi?
Eee peki siz kiminle konuştuğunuzu biliyor
musunuz?" - "Yooo..." - "O zaman bay bay
**ına godumun generali!"
YÜŞBAŞIM BAKIYOR
Bir astsubayla bir gözü takma Yüzbaşı,
aynı bekar lojmanında kalıyorlardı.
Yüzbaşı her gece yatmadan önce takma
gözünü çıkartır, su dolu bir bardağa
koyar, sabah tekrar yerine takardı...
Sıcak bir yaz akşamı gece yarısı astsubay
susadı, el yordamıyla sehpadaki bardağı
kaptı, bir dikişte yuvarladı. Ama suyla
birlikte gözü de yutmuştu. Astsubay olayın
farkına vardı ama artık iş işten
geçmişti... Ertesi gün sabah sporundan
sonra astsubay tuvalete gitme ihtiyacı
duydu. Koşar adımla tuvate gitti
pantolonunu sıyırdı başladı ıkınmaya..
Fakat bir türlü rahatlayamıyordu. Onun
ıkınma sesini duyan tuvalet nöbetçisi er
telaşlandı; nazikçe kapıyı tıklattı.. -
"Komutanım yardımcı olayım?" Astsubay can
havliyle kapıyı açtı: - "Bak oğlum şurada
ne var bir türlü s*çamıyorum", deyip ere
doğru döndü. Er eğilip bakar bakmaz
hazırola geçti ve selam durdu. Bunu gören
astsubay sinirlendi: - "Ne selam durdun
oğlum!", diye bağırdı. Asker yanıtladı: -
"Nasıl selam durmayayım komutanım,
içeriden yüzbaşım bakıyor."
YAPINDA YAKALAYALIM
Çingenelerde bir adet vardır. Bir bebek
doğunca annesi bir törenle onun adını
koyar. Ama o anda ne söylerse ad olarak o
kalır. Bir gün bir bebek doğar ve tam
adını koyacağı sırada annesinin *oku
gelir. Ve "*okum geldiii!" diye bağırır ve
çocuğun adı "*okum geldi" olarak kalır...
*okum geldi büyür ve askerlik çağına
gelir. Askere gider, komutan adını sorunca
"*okum geldi" der. Komutan "git tuvalete
yap da gel" der. *okum geldi de gider
tuvalete ve gelir. Bu olay bir kaç kez
tekrarlanır. Sonunda bir arkadaşı "onun
adı *okum geldi komutanım" der. Günler
böyle geçip giderken *okum geldinin
askerlikten canı sıkılır ve kaçmaya karar
verir. Akşam olunca duvardan atlayarak
kaçarken, komutan kaçtığını görür ve hemen
bağırmaya başlar "*OKUM GELDİİİ KAÇIYOR
LANNNN!" Bunu duyan askerler saf saf
bakarlar. Komutan tekrar tekrar bağırır:
"BOKUM GELDİ KAÇIYORRR LANNN!" bunu duyan
askerlerden biri şöyle bağırır: - "YAPINDAAA
YAKALIYAAALIIIMMMM KOMUTANIMMMMMMMMMMM"
İYİKİ JİNEKOLOG DEĞİLİM
Fevkalade sosyetik bir kokteyl. Dr. Bey
smokinleri içinde iki kat yakışıklı.
Ağzından da bal akıyor ya. Etrafı her
zamanki gibi genç ve güzel hanımlarla
çevrili. Bunlardan biri: - "Ah doktor,
dişim öyle ağrıyor ki günlerdir", demiş.
Sonra yakalamış doktorun elini. Ağzına
doğru çekmiş. Çekmekle de kalmamış. Sokmuş
doktorun parmağını ağzına. Sol tarafa
kaydırmış. İşaret parmağını azı dişine
doğru zorla uzatıyor. - "İşte burası...
Tam burası... Öyle ağrıyor ki?" Doktor
parmağını kadının ağzından kurtarmaya
çalışırken söyleniyor: - "Hanımefendi, iyi
ki jinekolog değilim..."
TÜT
Çocuk peltekmiş. Öğretmeni tahtaya
kaldırmış ve tahtadaki "kedi sütü iç"
yazısını okumasını istemiş. Çocuk "tedi
tütü it" demiş. Öğretmen bağırmış "doğru
söyle" demiş. Çocuk yine "tedi tütü it"
demiş. Öğretmen acaip sinirlenmiş ve
çocuğu dövmüş, "doğru oku dedim sana
şunu!" demiş. Çocuuğun artık canına tak
etmiş ve bağırmış: - "Anatını tittimin
tediti ittene tu tütü!"
KOMUTANINA NAH ÇEKİYOR
Kimin askeri daha cesur yarışması varmış.
Karacıların komutanı: - "Oğlum şu tankın
altına atla!", demiş. Asker atlamış ölmüş.
Havacıların komutanı: - "Oğlum şu uçaktan
betona paraşütsüz atla!", demiş. Asker
ölmüş. Denizcilerin komutanı: - "Oğlum şu
geminin altına gir!", demiş. Asker: - "Naah
atlarım", demiş. Denizci komutanı diğer
komutanlara dönüp: - "Bakın, benim askerim
daha cesur, komutanına nah çekiyor!"
İKİ TANE VAR
Eve bir gün tesisatçı çağırmışlar. Adam
çalışırken evin küçük oğlu gelip
seyretmeye başlamış. Tesisatçı da çocuğun
ilgisini görünce takım çantasından
tornavidayı çıkartıp çocuğa: "Bu ne
biliyor musun?" demiş. Çocuk da
"biliyorum, babamda bundan iki tane var.
Küçüğüyle prizleri kontrol eder, büyüğüyle
masanın bacaklarındaki vidaları sıkar"
demiş. Tesisatçı: "İyi, aferin oğlum"
demiş. Sonra eline anahtarı almış "Peki bu
ne biliyor musun?" demiş. Çocuk:
"Biliyorum. Babamda bundan iki tane var.
Küçük olanıyla muslukları değiştirir,
büyük olanıyla boruları tamir eder."
demiş. Tesisatçı "Çattık be..." demiş
içinden. Bu kez de çekici alıp "ya bunu
bilecek misin?" deyince çocuk "Biliyorum,
babamda bundan iki tane var. Küçüğünü cam
takarken kullanır, büyüğünü de duvar
kırarken kullanır" demiş. Her sorduğuna
cevap yetiştiren çocuğa tepesi atan
tesisatçı bu sefer fermuarını açıp
göstermiş: "Bunu da bilecek misin lan
ukala?" deyince çocuk: "Biliyorum, bundan
babamda iki tane var. Küçüğüyle çişini
yapar, büyüğüyle de annemi" demiş.
KALEM GİBİ
Adamın biri daldan dala gezerken cinsel
organı kırılmış. Doktora gitmiş. Doktor
adama her akşam yatmazdan önce on onbeş
dakika cinsel organını bir bardak süte
bandırmasını istemiş. Adam eve gelip yatma
vakti geldiğinde banyoya girip doktorun
dediklerini uygulamaya başlamış. Tabi
karısı içerde bekliyormuş ve kocasına
seslenmiş. Aradan biraz zaman geçtikten
sonra kadın sabırsızlanıp dalıvermiş
banyoya... Şaşırarak: - "Ay kocacığım kırk
yıl düşünsem bunun bir dolma kalem gibi
doldurulduğu aklıma gelmezdi..."
BENİ TANIDILAR
Temel ve Dursun bir bankayı soymaya karar
vermişler. Bankayı soymuşlar, paralarla
kaçarlarken bunların peşine polis düşmüş.
Polislerden biri bağırmış bu esnada "duuur,
o.. çocuğu!". Temel Dursun'a dönmüş: -
"Sen kaç, beni tanıdılar!"
ŞEYTANA UYDUK
Irza tecavüz davasıyla bir çapkını
mahkemeye çıkarırlar. Kadı sorar: – "Bu
suçu ne diye işledin?" Delikanlı yanıt
verir: – "Şeytana uydum. Bana yol
gösterdi, bu işi yaptırdı." Bektaşi olan
kadı: – "Bre çapkın! Hz. Adem'e bile secde
etmemek için cennetten kovulmayı göze alan
şeytanın işi yok da sana pezevenklik mi
yapacak!"
YUMUŞAK SERT
Adam resepsiyonda bekliyormuş.
Arkadasındaki güzel bayanı görememiş. Ve
birden dirseği kadının göğüslerine
dokunmuş. Adam: - "Hanımefendi eğer
kalbiniz de göğsünüz kadar yumuşaksa beni
affedersiniz", demiş. Kadın da bunun
üzerine: - "Beyefendi eğer penisiniz de
dirseğiniz kadar sert ise oda 406'da
bekliyorum."
JAPON ROBOT
Adamın biri evlenmiş, iki ay sonra da
Avrupaya iş gezisine gitmiş. Bu arada
karısı da komşusuyla kırıştırıyormuş. Bir
gün yine komşusuyla yataktayken kocası
gelmiş ve zile basmış, kadın "eyvah kocam"
deyip adamı saklamak için yer aramaya
başlamış. Adama, "sen kapının arkasına
saklan, kocam seni görüp sorarsa
Japonya'dan istediğimiz robot geldi
derim", demiş. Kocası içeri girmiş ve
"karıcım çok kudurdum hadi yatalım",
demiş. Kadın da "yorgunum daha sonra"
demiş. Adam "ben banyoya gidip bi duş
alayım sonra yatarız" derken kapının
arkasındaki adamı görmüş, bu da kim?" diye
hiddetlenmmiş. Karısı da kocacım
Japonya'dan istediğimiz robot bu" deyince,
adam, "duştan önce şunu düzeyim" demiş ve
geçmiş robotun arkasına. Yüklenmiş ama
girmiyo, başlamış karısına bağırmaya: "Ya
şu Japonlar robotu çok iyi yapmışlar ama
deliğini küçük yapmışlar. Sen oradan
matkabı getir de deliği büyüteyim" demiş.
Bunu duyan komşusu başlamış bağırmaya: -
"TEKRAR DENEYİN BELKİ ALIR, TEKRAR DENEYİN
BELKİ ALIR, TEKRAR DENEYİN BELKİ ALIR!"
DONMUŞ TAVUK
Adam eve döndüğünde bir kutu Viagranın
Papağanı tarafından yenildiğini görünce
fena halde hiddetlendi ve ceza olarak
papağanını buzdolabının buzluğuna kapattı.
Aradan bir kaç saat geçti, merakla
buzdolabına gitti buzluğu açtı, oda ne
papağan kan ter içindeydi, hayretle sordu:
- "Bu ne hal?" Papağan yanıtladı: -
"Donmuş tavukların bacaklarını ayırmak
kolay mı sanıyorsun?"
ÇEMBER YAPALIM
Bir gün bir adam çölde mahsur kalmış ve
kendine bir çıkış yolu bulmak için
yürümektedir. Adam yürür yürür ve sonunda
bir tepeciğe ulaşır. Tepenin arkasından
sesler yükselmektedir. Adam birilerini
bulduğunu düşünüp sevinir fakat duyduğu
laflara bir türlü anlam veremez. Tepenin
arkasından "çember yapalım, çember
yapalım" şeklinde bir ses gelmektedir.
Adam tepenin üstüne vardığında arka arkaya
geçmiş 15 erkeğin birbirini düzdüğünü
görür, en öndeki de "çember yapalım,
çember yapalım" şeklinde bağırmaktadır...
TEK ELLE ALKIŞ
Çok güzel bir genç kadın bir gece klubünde
stiptrizci olarak iş bulmuştu. İlk kez
sahneye çıkacağı için çok heyecanlıydı.
Ancak ışıklar üzerinde parlar parlamaz
öyle bir alkış tufanı koptu ki, heyecanı
hemen yatıştı. Üzerindeki elbiseyi
çıkardıktan sonra, alkışlar biraz azaldı.
Çoraplarını çıkardıktan sonra ise alkış
seslerinde biraz daha azalma oldu.
Sütyenini çıkardığında salondan tek tük
alkış sesleri geliyordu. Nihayet, üzerinde
kalan son giysi parçasını da çıkarıp attı.
Artık salondan tek bir alkış sesi bile
gelmiyordu. Vücudunun güzelliğinden son
derece emin olan yıldız adayı şaşkınlık
içerisinde ön masada oturan bir adama
yanaşarak sordu: - "Şey acaba vücudumu
beğenmediniz mi?" Adam heyecandan
soluyarak: - "Nereden çıkardınız bunu?"
dedi. - "Ne bileyim. Ben soyundukça
alkışlar kesildi de..." - "Tabi kesilecek"
dedi adam. "İnsan tek elle nasıl alkış
tutabilir ki?"
İKİSİNİDE
Adamın biri bir gün felç olan bir
arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında
felçli arkadaşı adama "terliklerim
yukarıda kalmış, onları bana getirir misin
lütfen?" diye rica etmiş... Adam yukarı
çıkmış, bir de ne görsün! Felçli
arkadaşının afet gibi iki kızı varmış.
Hemen pratik zekasını çalıştırarak: -
"Babanız beni sizinle yatmak için
gönderdi" demiş. Kızlar: - "Nasıl olur!
İmkanı yok!" demişler. Adam,
"İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya
seslenmiş: - "İkisini de miii?". Felçli
adam bağırmış: - "İkisini dee! İkisini dee!"
NASIL BİTİRECEKSİNİZ
Eski bir devirde İngiliz, Fransız ve Türk
arkadaşlar haremin camından içeriyi
gözetlerken yakalanmışlar. Olayı öğrenen
Padişah çok sinirlenerek hepsinin
mesleğine göre hadım edilmesine karar
vermiş. İngilize mesleğini sormuşlar: -
"Terziyim... - "Kesin makasla!" Fransıza
sormuşlar: - "Oduncuyum..." - "Kesin
baltayla!" Bu sırada Türk gülmekten
katılıyormuş. Merakla sormuşlar: - "Ya,
neden gülüyorsun, biraz sonra hadım
olacaksın?" - "Ben dondurmacıyım, yalaya
yalaya nasıl bitireceksiniz onu merak
ediyorum..."
CİNSEL GÜÇ KAYBI
İki kadın dertleşiyormuş: - "Sorma
hayatım" demiş biri, "başıma öyle bir
felaket geldi ki, anlatılır gibi değil..."
- "Hayrola, ne oldu?" - "Kocam yüzde 100
iktidar kaybına uğradı. Seks hayatım
tamamen sona erdi." Lafı öteki kadın
almış: - "Güzelim demiş, sen gene de
haline şükret! Ya benim durumum? Benimki
yüzde 300 iktidar kaybına uğradı!" Yüzde
300 lafını duyan birinci kadın itiraz
etmiş: - "Hiç öyle şey olur mu ayol? Yüzde
100 kaybı anlarım da, yüzde 300 kayıp
nasıl olur?" İkinci kadın anlatmış: -
"Benimki geçen gün merdivenden iniyordu.
Birden ayağo kaydı yere düştü. Hem
parmağını kırdı, hem dilini ısırdı!"
BİRKAÇ ADAM DAHA
Padişah bir gün vezirini çağırır ve der
ki: - "Yeni bir kural çıkaralım, adı vergi
olsun. Herkesten alınacak, bakalım halk
ayaklanacak mı?" Halk toplanır vezir
vergiyi sunar, halk dağılır. Bir hafta
sonra padişah vezire sorar: - "Halk
ayaklandı mı?" diye. Vezir "kimseden ses
çıkmıyor" der. Padişah'ın aklına başka bir
fikir gelir ve der ki; "vezir, köprüden
her geçeni becerin". Bir hafta sonra
padişah sorar, "nasıl halk ayaklandı mı?"
Vezir de "kimseden ses çıkmıyor padişahım"
der. Padişah "o zaman gideni de geleni de
becerin" der ve iki hafta sonra sorar
vezire: - "Halk ayaklandı mı?" -
"Hayır..." Padişah sinirlenir bütün halkı
meydana toplar ve der ki "ben vergi
çıkardım kimse neden ayakl...?" O sırada
halktan biri bağırır: - "Efendim sabahları
köprünün başında adamlarınız bizi
becerirken sıra oluyor, işimize geç
kalıyoruz; acaba bir kaç adam daha
koyabilir misiniz?"
O ZAMAN NİYE YAPIYORSUN
Karga ile Ayı uçakla yolculuk
yapıyorlarmış. Karga servis düğmesine
basarak hostesi çağırmış. Hostes gelmiş: -
"Buyrun efendim, nasıl yardım edebilirim"
diye sorunca karga: - "Hiiiç, i*nelik
olsun diye bastım" demiş. Hostes bozulmuş
tabii ve gitmiş. Biraz sonra karga tekrar
düğmeye basmış ve hostes gene gelmiş.
Karganın cevap aynı: - "Hiiiç i*nelik
olsun diye bastım" Bu olayı üçüncü kez
yine yapar. Ama hostes bu sefer bir daha
böyle yaparlarsa onları pilot'a şikayet
edeceğini söyler. Karga tekrar aynı şeyi
yapınca da hostes gerçekten kargayı pilota
şikayet eder. Pilot gelir ve: - "Bir daha
yaparsanız sizi uçaktan atacağım" der.
Biraz sonra bu kez zile ayı basar. Hostes
gelir: - "Buyrun, nasıl yardım
edebilirim?" Ayı: - "Hiiiç, i*nelik olsun
diye bastım" deyince hostes pilotu çağırır
ve pilot bunları aşağı atar. Karga havada
süzülür ama ayı bağırmaya başlar: -
"Kurtar benii, kurtar benii!" Karga sakin
sakin: - "Sen uçmayı bilmiyo musun?" -
"Hayır?" - "O zaman niye i*nelik yapıyosun!"
FADİME YORULMUŞTU
Temel kendini mastürbasyona kaptırınca
babası onu evlendirmiş. Bir gün Temel'in
evine gitmişler. Kapıyı karısı açmış.
Temel'in evde olup olmadığını sormuş.
Evdeymiş, merdiven altındaymış. Babası
gitmiş ki ne görsün, Temel mastürbasyon
yapıyor. - "Evlendun, yine mi çendi
çendine yapaysun oni", diye sormuş babası.
- "Fadime'nin kolu yorulmuştu da", demiş
Temel...
SONRASI FİSKOBİRLİĞİN
Temel nişanlısı Fadime ile fındık
tarlalarını geziyormuş. - "Bak Fadime"
demiş, "bütün bu tarlalar benim. Ama bir
tanecik fındık koparırsan, seni oraya
yatırırım ona göre" Bunu duyan Fadime'nin
gözleri parlamış, hemen koşup bir tane
fındık kopartmış. Temel sözünün eri ya,
Fadime'yi fındık ağacının altına yatırmış.
Bu cezadan memnun kalan Fadime, üstünü
başını toparlayıp, ayağa kalkar kalkmaz
bir fındık daha kopartmış. Temel bir kez
daha... Bir fındık daha... Temel 5.
fındıktan sonra, perişan ayağa kalkmış.
Bitkin bir halde Fadime'ye dönüp: - "Bak
Fadime" demiş, eliyle tarlalari
göstererek: - "Burdan sonrası
Fiskobirliğin..."
SAATİ SÖYLEMEK
Bir kovboy arazide yürürken yol kenarında
çırılçıplak uzanmış yatan bir Kızılderili
görmüş: - "Senin işin gücün yok mu
napıyosun burda böyle?" Kızılderili cevap
vermiş: - "Kimin saati olmamak, saati bana
sormak. Ben ona saati söylemek..." Kovboy
şaşırmış: - "Allah allah... Peki bana
soyle bakalım saat kaç?" Kızılderili bunun
üzerine kafasını kaldırıp güneşe bakmis,
sonra da "şeyinin" yerdeki gölgesine
bakmış ve: - "Saat 2..." Kovboy kendi
saatine bakmis ve saat gercekten 2...
"İnanılmaz bişey" deyip yürümüş gitmiş.
Yarım saat daha yürüdükten sonra yine
çırılçıplak yatan bir Kızılderili görmüş:
- "Yoksa sen de mi saati söylüyosun?"
Kızılderili gülmüş: - "Evet senin saatin
olmamak, saati bana sormak... Ben sana
doğru saati söylemek." Kovboy bunu da bir
denemek istemiş: - "Peki söyle o zaman
saat kaç?" Kızılderili önce kafasını
kaldırıp güneşe bakmış sonra da şeyinin
yerdeki gölgesine bakmış ve: - "Saat 2
buçuk..." Kovboy yine saatine bakmış ki,
evet saat 2 buçuk... "İşe bak..." demiş,
yürümeye devam etmiş. Az sonra yine
karşısında çırılçıplak yere uzanmış bir
Kızılderili, fakat bu seferki yatmakla da
kalmamış, o halde masturbasyon yapıyor...
- "Sakın sen de saati söylüyorum deme!"
Kızılderili cevap vermiş: - "Hayır, ben
saati kurmak..."
ORACIKTA
İki i*nenin canı yatmak ister, ama bu işi
yapacak mekan bulamazlar. Birinin aklına
bu işi metronun son vagonunda yapmak
gelir. Giderler metroya ama beklenen tren
bir türlü gelmez. Sonra aralarında şu
diyalog geçer: - "Oğlum gel burada
istasyonda halledelim?" - "Oğlum nasıl
olur?" - "Toplum hiçbir şeye tepki
göstermez. Bak sana bunu bir örnekle
göstereceğim. Şimdi şu "Sigara İçilmez"
tabelasının altında bir sigara içeceğim ve
kimse bir tepki göstermeyecek." Adam
dediğini yapar ve kimse bir tepki
göstermez. Sonra oracıkta birlikte olurlar
ve mutlu bir şekilde oradan ayrılırlar.
Bir başka gün başka iki kişi ormana mangal
yapmaya gitmek için metroya giderler. Ama
bekledikleri metro bir türlü gelmez.
Adamlardan biri mangalı metroda yakalım
der. Diğeri "olur mu ya metroda mangal
yakılır mı?" der... Diğeri: - "Bu toplum
hiçbir şeye tepki göstermez. Bak sana bunu
bir örnekle kanıtlayacağım, şimdi gidip şu
"Sigara İçilmez" tabelasının altında durup
bir sigara yakacağım, ve kimse bir tepki
göstermeyecek..." Diğeri panik bir şekilde
atılır: - "Sen ne diyosun oğlum! Geçende
birisi şu tabelanın altında bir sigara
içmeye kalktı da oracıkta s..tiler adamı
|